Bakiciburada.com

Türkiye'nin Eğitimli Bakıcısı Burada

Akran Zorbalığı Nedir? Nasıl Önlenir?

Akran zorbalığı, son yıllarda çocuklar arasında yaygın olarak görülen bir saldırganlık biçimidir. Çocuğunuzun akran zorbalığına maruz kalıp kalmadığını anlayabilmek için öncelikle akran zorbalığının ne olduğunu bilmeniz gerekmektedir. Akran zorbalığı, okul çağındaki çocuklar arasında görülen ve güç dengesizliğine dayanan tekrarlayıcı saldırgan davranışlardır.

Güç Dengesizliği : Çocuklar arasında fiziksel güç farklılığı, popülarite, ekonomik durum farklılıkları gibi farklılıklara dayanan dengesizliklerdir. Zorbalığa maruz bırakan çocuklar genellikle bu tür farklılıklara dayanarak fiziksel veya sözel saldırgan davranışlar sergilerler. 

Tekrarlayan Saldırgan Davranışlar : Akran zorbalığı, özellikle mağdur çocuk tepki göster(e)mediğinde artarak devam eder ve sona ermesi iyice zorlaşır.

Zorba Tutumlar Nelerdir?

Sataşma, alay etme, başkalarına rezil etme, mağdurun özsaygısını kasten zedelemeyi amaçlayarak saldırganca davranma gibi tutumlar akran zorbalığının en yaygın türleridir. Rencide edici isimler takarak arkadaşlarının yanında küçük düşürmek örnek olarak gösterilebilir. Bu tür durumlar çocukların birbirleri ile şakalaştığı şeklinde yorumlanabiliyor. Fakat ortada güç dengesizliğinden de kaynaklı küçük düşürülen bir çocuk olduğunda karşılıklı şakalaşmaktan söz edebilmek mümkün değildir. 
Sosyal yönden de birçok şekilde akran zorbalığı yapılabiliyor. Görmezden gelme, dışlama, yalnızlaştırma oldukça sık rastlanan bir sosyal akran zorbalığıdır. Örneğin diğer çocuklara, mağdur edilen çocuk kastedilerek onunla arkadaş olmamalarını söyleyerek çocuğun dışlanmasını amaçlamak yaygın olarak görülmektedir. Okulda ve sosyal ortamda yalnız kalmış bir çocuğun, kimlik edindiği ve sosyalleştiği yaşları zorlu geçebiliyor. Akran zorbalığı ileri derecede görüldüğünde, çocuğun depresyona girmesine hatta intihar etmesine sebep olabilir.
Zorla kendisine yiyecek içecek aldırarak maddi yönden sömürmek veya mağdur çocuğun yiyeceklerini almak da akran zorbalığının bir türüdür. Güç dengesizliği içinde dezavantajlı tarafta yer alan çocuk muhtemelen şimdiye kadar yalnızlaştırıldığı için tepki veremeyebilir.
Ödevlerini zorla yaptırmak, yaygın olarak görülmektedir. Kendini tehdit altında hisseden çocuk bir çıkış yolu bulamayabilir ve zorbalık yapan diğer çocuğun veya çocukların ödevlerini yapmak zorunda kalabilir. Bu tutum, çocuğun hem vaktini hem de enerjisini çalmak anlamına geliyor. Çocuk, başkalarının ödevlerini elbette severek değil, zorunda kaldığı için yapıyor. 
Öğretmenlerin en kolay fark ettiği zorbalık türlerinin başında diğer çocuğu suçunu üstlenmesi için zorlama, disiplin cezası almasına sebep olma geliyor. Başkasına suç atmak, zorbalığa başvuran çocukların sık sık yapmayı denediği bir davranıştır. Özellikle sınıf öğretmenleri, öğrencilerini daha iyi tanıdığı için bu tarz davranışları daha kolay ayırt ediyorlar.
Şantaj yapma ve tehdit etme: Özellikle dijital ortamda gerçekleşen siber zorbalık, çocuklar arasında yaygınlaşmakta olan ciddi bir problemdir. Araştırmalara göre internet üzerinden yapılan akran zorbalığı, yüz yüze gerçekleşen akran zorbalığından daha kolay eyleme dökülebiliyor. İnternet ortamında ‘’herkese karşı’’ teşhir etme, aşağılama, saldırma bir çocuğu çok derinden etkileyebilir ve çocuğun duygusal yönden ciddi bir şekilde yıpranmasına sebep olabilir. 
Din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet ayrımı gözetilerek aşağılama; bir çocuğun veya grubun, azınlık bir gruba veya dezavantajlı cinsiyetlere, yönelimlere dahil olduğunu öğrendikten sonra gerçekleştirdiği saldırgan tutumları kapsar. Göçmen ve yabancı uyruklu çocuklara karşı özellikle dışlama ve aşağılama ile kendini gösteren davranışlar da akran zorbalığı olarak nitelendirilmektedir. Diğer yandan kız çocuklarına karşı gerçekleştirilen akran zorbalığı genellikle erkek çocukları ile yakın olmakla itham edilerek ve çeşitli dedikodular yapılarak kendini gösterirken, erkek çocuklarına karşı yapılan akran zorbalığı ise daha çok kız çocuklarına benzetilerek ve yeterince ‘’erkek’’ olmamakla suçlanarak gerçekleştirilmektedir.
Akran zorbalığı yapan çocuk veya çocuklar bunu zaman zaman fiziksel boyuta taşıyabilir. Fiziksel akran zorbalığı, bir çocuğun beden bütünlüğüne veya eşyalarına zarar vermekle sonuçlanır. Tekme-yumruk atmak, vurmak, tokat atmak, çelme takmak, tükürmek, ıslatmak, itmek, cimcik atmak, eşyalarını kırmak, çalmak veya kullanılamayacak hale getirmek gibi zorba tutumlar fiziksel akran zorbalığıdır.
Akran zorbalığı aynı zamanda cinsel boyutta da gözlenmektedir. Söz konusu çocuklar olduğunda, cinsel taciz yaşanmazmış gibi bir yanılgı içine girilebiliyor. Fakat çocuklar arasında da cinsel taciz ve cinsel şiddet sanıldığı kadar az gözlemlenen bir durum değildir. Cinsel biçimde gerçekleşen akran zorbalığı, gizlice fotoğraf çekme, teşhir etme, cinsel tekliflerde bulunma, çocuğun özel bölgelerine zorla dokunma, cinsel saldırı şeklinde kendini gösterebilir. 

Kimler Risk Altındadır?
Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar genellikle birkaç yönden risk atlında olabiliyorlar. 
Diğer çocuklar tarafından daha farklı olarak algılanan çocuklar daha fazla risk altındadır diyebiliriz. Örneğin farklı etnik gruba dahil olan, gözlük takan, boyu çok kısa olan, depresif ruh haline sahip, özgüveni daha kısıtlı, daha az popüler, dikkat çekmek için farklı davranan çocuklar akran zorbalığına maruz kalma potansiyeline sahip risk grubundaki çocuklardır.

Kimler Zorbalık Yapmaya Eğilimlidir?
Popülerliğinin farkında olan ve bunu farklı amaçlar için kullanan, başkalarını kolayca domine edebilen, agresif tutum sergileyen, kuralları çiğneyen, şiddete başvuran, akran zorbalığı yapan çocuklarla arkadaş olan, aileden yeterince sevgi görmeyen, ev içi şiddete tanık olan ve şiddet gören çocuklar diğer çocuklara oranla zorbalık yapmaya daha yatkın olabiliyorlar. 
Toplumdaki güç ilişkileri ve güç dengesizliği çeşitli sosyal ortamlarda farklılaşabildiği için zorbalığa maruz bırakan bir çocuk daha farklı bir sosyal ortamda zorbalığa maruz kalan çocuk konumuna kayabiliyor. Örneğin okulda akran zorbalığına maruz bırakan bir çocuk, okul dışındaki daha farklı arkadaş grubu ile sosyalleştiğinde zorbalığa maruz kalabilir. 

Akran Zorbalığı Nasıl Önlenebilir?
  • Çocuklar arasındaki zorbalığın önlenmesi için birçok kişiye ve kurumlara görev düşüyor. Öncelikle çocuğun yetiştiği ortamın şiddetsiz ve huzurlu bir yuva olması gerekmektedir. Şiddet gören ve şiddete şahit olan çocuklar zorbalığa maruz bırakmaya daha fazla yatkın oluyorlar. Bu sebeple aile ortamında şiddete kesinlikle yer verilmemelidir. 
  • Ebeveynler olarak çocuğunuzu dinleyin, şiddet ve zorbalık içeren davranışları anlatın ve anladığından emin olun. Bu şekilde bir yöntem geliştirirseniz çocuğunuz zorbalığa maruz kaldığında ses çıkarabilir veya bunu sizinle paylaşabilir. Çocuğunuz okula gitmek istemiyor, sürekli bahaneler üretiyor ve mutsuzsa akran zorbalığına maruz kalma ihtimalini göz ardı etmeyin. Akranları hakkında sorular sorun ve öğretmeni ile iletişime geçin. 
  • Ayrıca çocuğunuza erken yaşlarından itibaren başkalarına karşı kibar olmayı, arkadaşlarını itmemeyi, kavga etmemeyi, kötü ve alaycı sözler söylememeyi, diğer cinsiyetlere ve farklılıklara karşı saygılı olmayı öğreterek rehberlik edebilirsiniz. 
  • İyi bir örnek olun. Söylediklerinizi eylemlerinize de yansıtarak çocuğunuza örnek olursanız sizin davranışlarınızı özümseyecektir. 
  • Akran zorbalığının önlenebilmesi için yalnızca ailelere değil, toplumun her bir öğesine görev düşüyor. Okul yönetimi de bu konuda dikkatli olmalı ve çözümler üretebilmelidir. Okullar, öğrenciler arasında zorbalığın ne derecede yaygın olduğunu gözlemlemeli ve sonuçlara göre planlamalar yapmalıdır. Bunun için ayrı bir kurul oluşturulması işleri kolaylaştıracaktır. Her okulun bu tutumu özümseyerek bir ilkeler rehberi hazırladığını düşünürsek akran zorbalığının önemli derecede azalacağını söylemek hiç de zor olmaz. Öğretmenlerin ve müdüriyetin bu konuya ağırlık vermeleri gerekmektedir. Sınıflarda bu konuya ayrıca yer verilmesi, akran zorbalığı konusunda farkındalık yaratacaktır. Rehberlik öğretmeni bu konuda öncü bir tutum sergileyebilir.
Loading