Bakiciburada.com

Türkiye'nin Eğitimli Bakıcısı Burada

Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Evlilikte problemler meydana geldiğinde bazı aileler kendilerine ‘’Çocuğum için evliliğimi yürütmeli miyim?’’ diye soruyorken bazı aileler için ise boşanmak tek seçenek haline gelebiliyor. Elbette bütün ailelerin aklında birçok soru işareti oluşuyor. Özellikle de çocukların boşanma sürecinden nasıl ve ne derece etkileneceği önemli bir problem haline gelmektedir. Çocuğun hayat düzeni değişeceği için ebeveynlerin çocuğun geleceğiyle ilgili kaygıları da artabiliyor. 

Peki boşanan ailelerde çocuğun psikolojisi ne düzeyde etkilenir? Bu durumu etkileyen birçok sebep olmakla birlikte boşanma sürecinin çocuğa zarar vermemesi dikkat edilmesi gereken temel noktalardan biridir. Boşanma süreci bütün çocuklar için stresli geçmesine rağmen bazı çocuklar için oldukça zorlayıcı bir süreç olmaktadır. Bu sebeple ebeveynlerin, boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerini minimum düzeye indirmeleri gerekmektedir. 



Çocuklar Boşanmadan Nasıl Etkilenir? 

Boşanma, bütün aile için duygusal bir karmaşa yaratır fakat bazı çocuklar için boşanma süreci oldukça korkunç ve kafa karıştırıcı olabiliyor. Daha büyük yaştaki çocuklar boşanma sürecinden sonra neden iki ayrı evde kalmak durumunda kaldıklarını anlamakla başa çıkmaya çalışıyorlar. Annede kaldıklarında babanın onları sevmeyeceğini, babada kaldıklarında ise annenin onları sevmeyeceği yanılgısına kapılabiliyorlar. 

İlkokul çağındaki çocuklarda durum biraz daha farklı olabiliyor. Onlar boşanmanın kendilerinin suçu olduğunu düşünmeye daha fazla eğilimliler. Örneğin küçük yaştaki çocuklar, çok fazla yaramazlık yaptıkları için anne babası boşanıyor zannedebiliyor. Bazı durumlarda geceleri altını ıslatma veya depresyon gözlemlenebilir. Böyle durumlar yaşanıyorsa bir pedagoga ve çocuk terapistine gitmeniz gerekir.

Ergen çocuklar ise boşanmanın sebep olduğu değişimlere karşı öfkeli bir tutum geliştirmeye daha yatkınlar. Boşanmanın sorumlusu olarak tek bir ebeveyni veya ikisini birden suçlayabilirler. Ailelerinin tamamen altüst olduğunu ve hayatlarının bir daha hiçbir zaman iyi olmayacağını düşünebilirler. Ergenlik dönemindeki bir çocuk için olağan şekilde ilerleyen hayat bile zor olabilirken boşanma süreci işleri daha da karmaşık bir hale sokabilir. 

Tek Çözüm Evliliği Sürdürmek mi?

Elbette her aile biricik ve eşsizdir. Her ailenin problemleri ve anlaşmazlık noktaları değişim göstermektedir. Ufak bir anlaşmazlık durumunda boşanmaya gitmek yerine sorunu karşılıklı anlayış süreci içinde çözmek için gönülden çaba göstermek atılması gereken ilk adımdır. Fakat anne ve baba, ne olursa olsun evli kalmalıdır diye düşünmek oldukça yanlıştır. Örneğin evlilik içi fiziksel veya sözel şiddet varsa şiddete uğrayan tarafa evliliğini yürütmesi gerektiği yönünde telkinler vermek yapılacak en büyük hatalardan biri olur. Hiçbir insan şiddeti hak etmez. 

Ayrıca şiddetin hakim olduğu bir evde çocuğun psikolojisinin iyi bir noktada olması beklenemez. Çocuklar şiddete şahit oluyorsa veya şiddet görüyorlarsa ve sürekli bağırış çağırış bir ortama maruz kalıyorlarsa sağlıklı bir mental gelişimden söz etmemiz mümkün değildir. Bu durumda çocuklar daha büyük bir risk altındadır. Dolayısıyla ebeveynlerin her durumda evli kalması doğru bir durum olmaz. Ebeveynlerin her ikisi de çocuğun bu durumdan en az etkilenmesini sağlamakla yükümlüdürler. 

Boşanmış ailenin çocuğunun psikolojisi bozuktur gibi önyargılardan uzak durmamız gerekmektedir. Bazı durumlarda çocuk için en iyi seçenek ebeveynlerinin boşanması olabilir. Boşanan ailenin çocuğu da diğer çocuklar gibi akademik başarıyı yakalayabilir ve sağlıklı bir destek gördükten sonra hayatına devam edebilir. 

Boşanma Aşamasındayken Çocuğunuza Nasıl Davranmalısınız?

  • Çocuğu arada bırakmayın.  Çocuğa asla anne ve babası arasında tercih yaptırmayın ve buna yönelik sorular sormayın. Özellikle çocuk aracılığıyla eşinize mesaj göndermeniz kesinlikle uygun bir davranış değildir. Kendisini arada kalmış hisseden çocuğun depresyon ve anksiyete yaşama ihtimali de yükselecektir.

  • Çocuğunuzla iletişiminizi sürdürün. Pozitif yönde bir iletişim geliştirmek, ebeveyn ilgisi, minimuma indirgenmiş çatışmalar çocuğunuzun bu süreci daha kolay atlatmasını yardımcı olacaktır. Sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi kurmanız, boşanma sonrasındaki dönemde çocuğunuzun daha iyi bir okul başarısı yakalamasını sağlayacaktır. 

  • Çocuğunuza onun güvende olduğunu hissettirin. Boşanma aşamasındaki bir çocuk, ev hayatında değişim yaşanacağı için artık güvende olmadığını düşünebilir. Nerede kalacağım, evlatlık mı verileceğim gibi kaygılara kapılabilir. Özellikle küçük yaştaki çocuklarda gerçeklikten uzak korkular kendini gösterebiliyor. Bu sebeple çocuğunuzu yalnız bırakmayın ve ona şefkatinizi gösterin. Ailesi olarak onun için en iyisini istediğinizi hissettirin. 

  • Çocuğunuzu yakından gözlemleyin. Özellikle boşanma sürecinde çocuğunuzun neler yaptığını, nasıl vakit geçirdiğini, duygu durumunu yakından gözlemlemeli ve ona göre bir tutum geliştirmelisiniz. Çocuğunuz sessizleşti ve içine kapandıysa veya zaman zaman onu ağlarken buluyorsanız mutlaka başa çıkamadığı durumlar var demektir. Anne ve baba olarak bir araya gelerek çocuğunuza süreci anlatmanız onu rahatlatmak için iyi bir adım olacaktır. Boşanma sürecinde çocuğun psikolojisinin iyi bir durumda olması için hem anne hem de babası ile iletişimi kesmemesi gerekiyor. Ayrıca boşanma süreci sonrasında anne veya babasını kaybetmiş olmayacağını ona açık bir şekilde anlatmalısınız. 

  • Evdeki gerginliği mutlaka azaltmalısınız.  Ebeveynler olarak boşanmaya karar verdiniz ve bir müddet birlikte yaşamak durumundasınız. Eşinizle zor bir süreçten geçtiğiniz şüphesiz fakat çocuğunuzla aynı süreci yaşamamanız gerektiğini unutmayın. Bu hikayede çocuğunuzun stres ve korku düzeyini arttırmanız çocuğa direkt olarak zarar vermek anlamına geliyor. Ebeveynlerin birbirine bağırması çocuğu korkutacağı gibi şiddeti ve bağırmayı özümsemesini de sağlayabilir. Evdeki tansiyonun en düşük düzeyde tutulması çocuğunuz için en doğru tutum olacaktır. 

  • Çocuğunuzu cesaretlendirin. Boşanan ailenin çocuğu psikolojik olarak etkilenmeye daha yatkın olabiliyor. Çocuk kendisini çaresiz bir kurban olarak görmeye başladıysa acil olarak bu durumun önüne geçmelisiniz. Ona ebeveynlerin birbirinden ayrıldığını fakat asla çocuklarından ayrılmayacağını hissettirmeniz gerekiyor. Bu dönemde çocuğunuzu güçlendirmeye özen göstermelisiniz. Bu konuda aile ve çocuk terapistinden yardım almayı düşünebilirsiniz. 

  • Çocuğunuzun okulunu değiştirmeyin.  Çocuğun boşanma aşamasını daha kolay atlatabilmesi için çocuğun günlük alışkanlıklarını, oturduğunuz semti veya şehri, özellikle okulunu değiştirmemelisiniz. Okulu değiştirilen bir çocuk alışkın olduğu arkadaşlarından da ayrılacağı için kendisini yapayalnız hissedebilir. Çocuk zaten aile hayatında bir değişim yaşayacağı için diğer rutinlerinden taviz vermesi bambaşka bir hayatla karşı karşıya kalmasına ve dolayısıyla adaptasyon konusunda zorlanmasına sebep olacaktır. 

  • Çocuğunuza eşinizi kötülemeyin. Çocuğunuz henüz yetişkin ilişkilenme biçimlerini ve evlilik hayatını kavrayamayacak düzeyde olduğu için ona eşinizi kötülemeniz yalnızca çocuğunuza zarar verecektir. Sürekli anne veya babasının birbirini kötülediğini duyan çocuğun ebeveynlerine karşı güveni azalabilir. Bu durum çocuğun kafasının karışmasına ve kendini yalnız hissetmesine sebep olabilir. Eşinizle birebir ilişkinizde sorun yaşıyor olabilirsiniz fakat çocuğunuzla eşinizin ilişkisi ebeveyn olarak başka bir noktada durduğunun bilincinde olmalısınız.
Loading