Bakiciburada.com

Türkiye'nin Eğitimli Bakıcısı Burada

Çocuğunuzun Gelişimine Katkı Sağlayacak 7 Sanatsal Aktivite

Aktiviteler ve yaratıcı oyunlar çocukların sağlıklı gelişimi için çok önemli bir yerde duruyor. Bir çocuğu boyama yaparken izlemeyi denerseniz, ne kadar çok konsantre olduğunu ve merak içinde olduğunu fark edeceksiniz.  

Çocuklar İçin Sanatsal Aktiviteler

Hepimiz biliyoruz ki sanat ve aktiviteler çocuklar için oldukça önemlidir. Peki çocuk gelişimi için sanatın bu denli önemli olmasının sebebi nedir? Sanatsal aktiviteler, çocuğun dünyayı daha iyi kavramasını ve gelişimlerine katkı sağlayan yeni yetenekler edinmelerini sağlıyor. Sanatsal aktiviteler zannedildiği gibi beynin yalnızca sağ tarafını geliştirmez; aynı zamanda çocuğun bir karakter kazanmasına, kendisini ve çevresini tanımasına olanak sağlar.  

  •  Taş Boyama

Taş boyama vakit geçirmek için mükemmel bir aktivitedir. Aynı zamanda yetişkinler ve çocuklar için de uygundur.  

Malzemeler:  

-Yağ bazlı boya 

-Tercihen doğadan edinilmiş ve sonrasında temizlenmiş taşlar 

-Boya Fırçaları 

Taşları dilediğiniz gibi boyayarak çocuğunuzla özgürce vakit geçirmiş olacaksınız. Taşları boyadıktan sonra bir kenara kaldırmayıp evinizin görünen bir yerine dekor olarak koyabilirsiniz. Çocuğunuzun da oldukça hoşuna gidecektir.

  • Köpük Ebru Sanatı

Malzemeler :

-Tıraş Köpüğü 

-Yoğun sulu boya 

-Kağıt 

-Kürdan 

-Plastik Sıyırıcı (Spatula vs.) 

-Borcam veya Derin bir Tepsi 

Ebru sanatı oldukça meşakkatli bir aktivite olacağı için köpük yardımı ile farklı bir ebru sanatı yapılabilir. Bu şekilde çocuğunuz da zorlanmayacak ve kulağa farklı gelse de çocuğunuz bu aktiviteyi merakla ve heyecanla yapacaktır.   

Köpüğü tepsinin içine sıktıktan sonra üzerinde boya ile çeşitli desenler oluşturun. Kürdan ile boyaları dağıtın. Sonrasında kağıdı tepsinin üzerine bastırın. Kağıdı çok hızlı olmamakla birlikte seri bir şekilde bir tarafından tutarak kaldırın. Plastik sıyırıcı ile kağıdın üzerindeki köpüğü sıyırın. Ortaya çıkan şekle çocuğunuz bayılacak. Son olarak kuruması için bir yere kaldırın. Dilerseniz evinizde sergileyebilirsiniz.  

  •  Tişört Boyama 

Aktivite olarak yapılan bir eylemin sürdürülebilir olması oldukça önemlidir. Artık giyilmeyen tişörtleri boyayarak hem daha kişisel bir hale dönüştürebilirsiniz hem de geri dönüşüme katkıda bulunmuş olursunuz. 

Malzemeler: 

-Tişört, tercihen açık renk 

-Kumaş Boyası (sprey) 

-Stencil Şablon 

-Stencil Yapıştırıcı (Geçici yapışkanlık sağlar, stencili sabitlemek için kullanılır.) 

Tişörtü ütüledikten sonra düz bir zemine koyun, boyanın diğer tarafa geçmesini önlemek için tişörtün arasına bir karton veya yağlı kağıt koyun. Fırın kağıdı da pratik bir fikir olacaktır. Unutmayın tişört hafif nemli olursa boyalar daha iyi tutar. Yapıştırıcıyı stencil kalıba biraz dökerek tişörte sabitleyin. Dilediğiniz renkte boyaları 15 cm uzaktan sıkarak boyamaya başlayın. Spreyı sıkmadan önce çalkalamayı unutmayın. Stencil yapıştırıcının etkisi geçtikten sonra şablonu kaldırın. İşte tişörtünüz hazır! Boyanın daha uzun süre kalabilmesi için tişörtünüzü 30 derecede yıkayın. 

  • Tuz Boyama 

Tuzu hiç bu haliyle görmemiştiniz!  

Malzemeler:  

-Boş kağıt 

-Tuz 

-Sıkılabilir Tutkal 

-Sulu Boya 

-Fırça 

Kağıda kalemle resim çizer gibi tutkalla çizim yapın. Tutkal kurumadan çizdiğiniz bölgelerin üzerine bolca tuz dökün. Kağıdın üzerindeki fazla tuzu bir yere boşalttıktan sonra seçtiğiniz renkteki boyalarla çizgileri boyamaya başlayabilirsiniz. Fırça darbeleriniz yumuşak olmalı ki boya dışarıya dağılmasın. Dilerseniz boyama sonrası üzerine sim dökebilirsiniz. İyi eğlenceler! 

  • Baloncuk Oyunu 

Bu baloncuk oyunu bildiğiniz baloncuk oyunlarından daha farklı. Renkli ve çocuklar için şaşırtıcı olması sebebiyle oldukça heyecan verici. Yetişkin gözetiminde oynanması tavsiye edilir. 

Malzemeler: 

-Pipet 

-Sulu Boya 

-Bulaşık Deterjanı 

-Su 

-Suyu Koyabileceğiniz Bir Kap 

-Büyük Bir Kağıt 

Kabın yarısına kadar ılık suyu doldurun, üzerine deterjanı ekleyin. Sulu boya rengini verene kadar bir miktar sulu boya ekleyin. Pipetle karıştırın. Dilerseniz birkaç pipeti yan yana bir yapıştırıcı yardımıyla birleştirebilirsiniz. Çocuklar pipetin içinde biriken suyu kağıdın üzerine üflediklerinde kağıdın üzerinde renkli baloncukları görecekler.  

Küçük yaştaki çocukların yanlışlıkla deterjanlı suyu yutma ihtimaline karşı mutlaka yetişkin gözetiminde yapılmalıdır.  

  •  Yaprak Süs Yapımı 

Bu aktivite çocuğunuzu doğaya yaklaştıracak oldukça yaratıcı bir aktivitedir.  

Malzemeler: 

-Doğadan Toplayacağınız Bir Poşet Kurumuş Yaprak 

-İnce Bir Tel 

-Dikiş İpliği 

-Hasır İplik  

-Kurdele 

İnce tel aracılığı ile yaprakların her birinin orta kısmına delikler aça aça yaprakları birleştirin. Telin yuvarlak bir şekil almasına dikkat edin. Sonrasında telin iki ucunu birbirinin içine kıvırarak birleştirin. Hasır ipliği, oluşturduğunuz süsü bir yere asmak amacıyla telin üst kısmına bağlayın. Kurdeleyi iterseniz yaprakların arasından sarkıtın isterseniz fiyonk oluşturarak telin üzerine geçirin. Oluşturduğunuz bu süsü evinizin kapısına asabilirsiniz.  

  • Filtre kağıdından Çiçek Yapımı 

Kahve yapmak için kullandığınız filtre kağıdından çiçek yapmak çocuğunuzun nesneleri daha geniş açıdan görmesini sağlayarak hayal gücünü geliştirecektir.  

Malzemeler :  

-Filtre kağıtları 

-Makas 

-Sulu boya 

-Yapıştırıcı veya silikon tabanca 

-İsteğe göre çubuk (çiçeğin sapı için) 

Filtre kağıtlarını dilediğiniz şekilde kestikten sonra hafif şekilde elinizde sıkarak buruşturabilirsiniz. Bu hamle çiçeğin daha dolgun görünmesini sağlayacaktır. Filtre kağıtlarını sulu boya ile istediğiniz renge boyayıp kurumasını bekleyin. Çubuğa silikon tabanca kullanarak çiçek için bir taban oluşturun. Tabanı yine kağıttan oluşturabilirsiniz. Daha sonra kağıtları bu tabanın üzerine kağıtlar yukarı bakacak şekilde teker teker yapıştırın. İşte çiçeğiniz hazır. Dilediğiniz kadar çiçek yapabilirsiniz.  


Çalışan Annelere Aylık 650 Lira Destek

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Kurumsal Çocuk Bakım Hizmetleri Yoluyla Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi”nin hayata geçirileceğini belirtti. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Avrupa Birliği (AB) Delegasyonu, çalışan 10 bin 250 sigortalı anneye aylık 650 tl destek sağlayacak.  

24 ay boyunca kesintisiz sürecek olan bu destek hakkında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ‘’Kurumsal Çocuk Bakım Hizmetleri Yoluyla Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi”nin hayata geçirileceğini belirtti. Bu projeye göre, 0-60 aylık çocuklarını Bakanlık veya Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kreşe, okullara veya gündüz bakım evlerine gönderen sigortalı işçi statüsündeki anneler aylık 650 tl (100 Avro) destekten faydalanabilecek. 

Bakan Selçuk, projenin Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ, İstanbul, İzmir ve Malatya’da SGK tarafından uygulanacağını bildirerek, "Ayrıca mali desteğe başvuran ilk 13 bin anneye tek seferlik 650 lira (100 avro) kırtasiye desteği de sağlanacak" dedi.  

Projeye ön kayıtlar 15 Ekim Salı günü saat 14:00’dan itibaren internet üzerinden (https://sgkkurumsalcocukbakimi.org/) e-devlet şifresiyle yapılabilecek. 

Bakan Selçuk projenin amacının, kadınların kayıtlı istihdamını desteklemek ve aile-iş yaşamı dengesini güçlendirmek olduğunu vurguladı. 

Çocuklarda Okul Korkusunu Yenmek İçin 10 Etkili Yöntem

Okulların açılma zamanı yaklaştıkça aileler telaş içine girmeye başladılar. Uzunca bir tatilin ardından okulların açılmasıyla birlikte çocuklar da okul stresi yaşayabilirler. Hatta bazı durumlarda bu stres korkuya dönüşebilir ve çocuklar böyle zamanlarda okula gitmek konusunda fazlasıyla huysuz olabilirler. Bu konuda ailelere bazı görevler düşüyor. 

Okul Korkusu Nasıl Çözülür?

  1. Çocuğunuz eğer okul korkusu yaşıyorsa bu korkunun bir anda geliştiğini düşünmeyin. Çocuğunuz okul öncesi fazlasıyla stres geliştiriyorsa ebeveynler olarak kendinizi sorgulamanız gerekmektedir.  Sizin okul hazırlığı telaşınız ve stresiniz çocuğa yansımış olabilir. Okulların açılmasının da çocuklar için hayatın doğal bir parçası olduğunu unutmamalısınız. Büyük bir değişim yaşanıyormuşçasına panik halinde hazırlıklar yapmanız çocuğunuzun sizin stresinizi almasına sebep olacaktır. Sakin ve rahat görünmeniz çocuğunuzun da rahatlamasını sağlayacaktır. 
  2. Çocuğunuzun stresini azaltmak için birlikte okul alışverişine çıkabilirsiniz. Onun ilgisini çekeceği çantalar, defterler alarak okula hazırlık sürecini eğlenceli hale getirmeniz çocuğunuzun okul stresini azaltacağı gibi okula alışmasını kolaylaştıracaktır. 
  3. Çocuğunuzun okul ile fikirlerini öğrenmek için onunla bol bol sohbet etmelisiniz. Çocuğunuz okul söz konusu olduğunda huysuzlanmaya başlıyor ve yüzü asılıyorsa kesinlikle göz ardı etmemeniz gereken bir problem var demektir. Konuyu kestirip atmak yerine bu konuya daha fazla odaklanmalısınız. Bu konu için her şeyden bağımsız olarak başka bir zaman dilimi yaratarak çocuğunuzu önemsediğini ona belli edebilirsiniz. Böylece çocuğunuz önemsendiğini hissederek size karşı daha fazla içini açacaktır. Bütün bunları yaparken sorgulayıcı ve yargılayan bir tutum yerine şefkatli ve anlayışlı bir tutum geliştirmeniz gerektiğini unutmayın.
  4. Çocuğunuz ilkokula yeni başlıyorsa daha öncesinde mutlaka okulu ziyaret etmeli ve ilk gün çocuğu okula bırakmalısınız. Çocuğunuzun tuvaletin, kantinin ve sınıfın yerini önceden bilmesi oldukça avantajlı bir durumdur. Böylece çocuk okul nerede, sınıfım nerede, tuvalet nerede diye düşünerek zorlanmaz.
  5. Çocuğunuzla konuşurken ‘’Okula gitmezsen şöyle olur..’’ veya ‘’Bu yaptığın çok ayıp.’’ gibi yargılayıcı ve tehdit ederek konuşmak yerine ‘’Okula gittiğinde yeni arkadaşların olacak. ‘’ veya ‘’Okula gittiğinde yeni bilgiler öğreneceksin.’’ şeklinde yapıcı konuşmalısınız. Çocuğunuz, okula gittiğinde çeşitli kazanımlar elde edeceğini fark edebilmelidir. 
  6. Çocuğunuzun uyku düzeni yaz boyunca değişmiş olabilir. Fakat okullar açılmadan en az birkaç gün öncesinden uyku düzeni okul saatlerine göre ayarlanmalıdır. 
  7. Okul saatlerinde ev ortamınızı ‘sıkıcı’ hale getirmeniz çocuğunuzun okul için hevesli olmasını sağlayabilir. En azından okullar açılmadan önceki hafta, evdeki eğlenceli aktiviteleri azaltabilir veya bir süre mola verebilirsiniz. 
  8. Çocuğunuz okula gitmek istemediğinde duygusal davranarak buna müsaade etmeniz yanlış bir davranış olacaktır. Çocuğunuz okula rutin olarak ve aynı saatte gitmelidir. Gitmek istemediğinde buna izin vermeniz, çocuğunuz okulun bir sorumluluk olduğunu unutacaktır. Eğer çocuğunuzda birkaç hafta boyunca geçmeyen karın ağrısı, bulantı, uyku bozuklukları, agresiflik veya anksiyete gözlemliyorsanız mutlaka yardım almanız gerekiyor demektir.
  9. Çocuğunuz okula servis ile gidip geliyor olabilir. Fakat çocuğunuzun ilk haftalarında onu okuldan alma görevini ebeveynleri olarak üstlenebilirsiniz. Bir gün anne, diğer gün baba okuldan alabilirse çocuğunuzu rahatlatmış olursunuz. Bu davranış aynı zamanda aile bağlarınızı güçlendirecektir. 
  10. Çocuğunuz okul sebebiyle stres halindeyken onun özgüvenini güçlendirmek için aslında ne kadar güçlü ve bu tür problemlerin üstesinden gelebilecek bir çocuk olduğunu ifade edebilirsiniz.  Bunu yaparken çocuğunuzun üzerinde bir baskı oluşturmamaya özen gösterin. Durumun sandığınızdan da ciddi olabileceğini göz önüne alarak bazen çocukların destek almadan başa çıkamayacağı durumların olabileceğini unutmayın. Çocuğunuzun stres düzeyi ile başa çıkmakta zorlandığınız noktada okulun Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık birimiyle iletişime geçerek bu konuda uzman kişiden yardım alabilirsiniz.  

Akran Zorbalığı Nedir? Nasıl Önlenir?

Akran zorbalığı, son yıllarda çocuklar arasında yaygın olarak görülen bir saldırganlık biçimidir. Çocuğunuzun akran zorbalığına maruz kalıp kalmadığını anlayabilmek için öncelikle akran zorbalığının ne olduğunu bilmeniz gerekmektedir. Akran zorbalığı, okul çağındaki çocuklar arasında görülen ve güç dengesizliğine dayanan tekrarlayıcı saldırgan davranışlardır.

Güç Dengesizliği : Çocuklar arasında fiziksel güç farklılığı, popülarite, ekonomik durum farklılıkları gibi farklılıklara dayanan dengesizliklerdir. Zorbalığa maruz bırakan çocuklar genellikle bu tür farklılıklara dayanarak fiziksel veya sözel saldırgan davranışlar sergilerler. 

Tekrarlayan Saldırgan Davranışlar : Akran zorbalığı, özellikle mağdur çocuk tepki göster(e)mediğinde artarak devam eder ve sona ermesi iyice zorlaşır.

Zorba Tutumlar Nelerdir?

Sataşma, alay etme, başkalarına rezil etme, mağdurun özsaygısını kasten zedelemeyi amaçlayarak saldırganca davranma gibi tutumlar akran zorbalığının en yaygın türleridir. Rencide edici isimler takarak arkadaşlarının yanında küçük düşürmek örnek olarak gösterilebilir. Bu tür durumlar çocukların birbirleri ile şakalaştığı şeklinde yorumlanabiliyor. Fakat ortada güç dengesizliğinden de kaynaklı küçük düşürülen bir çocuk olduğunda karşılıklı şakalaşmaktan söz edebilmek mümkün değildir. 
Sosyal yönden de birçok şekilde akran zorbalığı yapılabiliyor. Görmezden gelme, dışlama, yalnızlaştırma oldukça sık rastlanan bir sosyal akran zorbalığıdır. Örneğin diğer çocuklara, mağdur edilen çocuk kastedilerek onunla arkadaş olmamalarını söyleyerek çocuğun dışlanmasını amaçlamak yaygın olarak görülmektedir. Okulda ve sosyal ortamda yalnız kalmış bir çocuğun, kimlik edindiği ve sosyalleştiği yaşları zorlu geçebiliyor. Akran zorbalığı ileri derecede görüldüğünde, çocuğun depresyona girmesine hatta intihar etmesine sebep olabilir.
Zorla kendisine yiyecek içecek aldırarak maddi yönden sömürmek veya mağdur çocuğun yiyeceklerini almak da akran zorbalığının bir türüdür. Güç dengesizliği içinde dezavantajlı tarafta yer alan çocuk muhtemelen şimdiye kadar yalnızlaştırıldığı için tepki veremeyebilir.
Ödevlerini zorla yaptırmak, yaygın olarak görülmektedir. Kendini tehdit altında hisseden çocuk bir çıkış yolu bulamayabilir ve zorbalık yapan diğer çocuğun veya çocukların ödevlerini yapmak zorunda kalabilir. Bu tutum, çocuğun hem vaktini hem de enerjisini çalmak anlamına geliyor. Çocuk, başkalarının ödevlerini elbette severek değil, zorunda kaldığı için yapıyor. 
Öğretmenlerin en kolay fark ettiği zorbalık türlerinin başında diğer çocuğu suçunu üstlenmesi için zorlama, disiplin cezası almasına sebep olma geliyor. Başkasına suç atmak, zorbalığa başvuran çocukların sık sık yapmayı denediği bir davranıştır. Özellikle sınıf öğretmenleri, öğrencilerini daha iyi tanıdığı için bu tarz davranışları daha kolay ayırt ediyorlar.
Şantaj yapma ve tehdit etme: Özellikle dijital ortamda gerçekleşen siber zorbalık, çocuklar arasında yaygınlaşmakta olan ciddi bir problemdir. Araştırmalara göre internet üzerinden yapılan akran zorbalığı, yüz yüze gerçekleşen akran zorbalığından daha kolay eyleme dökülebiliyor. İnternet ortamında ‘’herkese karşı’’ teşhir etme, aşağılama, saldırma bir çocuğu çok derinden etkileyebilir ve çocuğun duygusal yönden ciddi bir şekilde yıpranmasına sebep olabilir. 
Din, dil, ırk, mezhep, cinsiyet ayrımı gözetilerek aşağılama; bir çocuğun veya grubun, azınlık bir gruba veya dezavantajlı cinsiyetlere, yönelimlere dahil olduğunu öğrendikten sonra gerçekleştirdiği saldırgan tutumları kapsar. Göçmen ve yabancı uyruklu çocuklara karşı özellikle dışlama ve aşağılama ile kendini gösteren davranışlar da akran zorbalığı olarak nitelendirilmektedir. Diğer yandan kız çocuklarına karşı gerçekleştirilen akran zorbalığı genellikle erkek çocukları ile yakın olmakla itham edilerek ve çeşitli dedikodular yapılarak kendini gösterirken, erkek çocuklarına karşı yapılan akran zorbalığı ise daha çok kız çocuklarına benzetilerek ve yeterince ‘’erkek’’ olmamakla suçlanarak gerçekleştirilmektedir.
Akran zorbalığı yapan çocuk veya çocuklar bunu zaman zaman fiziksel boyuta taşıyabilir. Fiziksel akran zorbalığı, bir çocuğun beden bütünlüğüne veya eşyalarına zarar vermekle sonuçlanır. Tekme-yumruk atmak, vurmak, tokat atmak, çelme takmak, tükürmek, ıslatmak, itmek, cimcik atmak, eşyalarını kırmak, çalmak veya kullanılamayacak hale getirmek gibi zorba tutumlar fiziksel akran zorbalığıdır.
Akran zorbalığı aynı zamanda cinsel boyutta da gözlenmektedir. Söz konusu çocuklar olduğunda, cinsel taciz yaşanmazmış gibi bir yanılgı içine girilebiliyor. Fakat çocuklar arasında da cinsel taciz ve cinsel şiddet sanıldığı kadar az gözlemlenen bir durum değildir. Cinsel biçimde gerçekleşen akran zorbalığı, gizlice fotoğraf çekme, teşhir etme, cinsel tekliflerde bulunma, çocuğun özel bölgelerine zorla dokunma, cinsel saldırı şeklinde kendini gösterebilir. 

Kimler Risk Altındadır?
Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar genellikle birkaç yönden risk atlında olabiliyorlar. 
Diğer çocuklar tarafından daha farklı olarak algılanan çocuklar daha fazla risk altındadır diyebiliriz. Örneğin farklı etnik gruba dahil olan, gözlük takan, boyu çok kısa olan, depresif ruh haline sahip, özgüveni daha kısıtlı, daha az popüler, dikkat çekmek için farklı davranan çocuklar akran zorbalığına maruz kalma potansiyeline sahip risk grubundaki çocuklardır.

Kimler Zorbalık Yapmaya Eğilimlidir?
Popülerliğinin farkında olan ve bunu farklı amaçlar için kullanan, başkalarını kolayca domine edebilen, agresif tutum sergileyen, kuralları çiğneyen, şiddete başvuran, akran zorbalığı yapan çocuklarla arkadaş olan, aileden yeterince sevgi görmeyen, ev içi şiddete tanık olan ve şiddet gören çocuklar diğer çocuklara oranla zorbalık yapmaya daha yatkın olabiliyorlar. 
Toplumdaki güç ilişkileri ve güç dengesizliği çeşitli sosyal ortamlarda farklılaşabildiği için zorbalığa maruz bırakan bir çocuk daha farklı bir sosyal ortamda zorbalığa maruz kalan çocuk konumuna kayabiliyor. Örneğin okulda akran zorbalığına maruz bırakan bir çocuk, okul dışındaki daha farklı arkadaş grubu ile sosyalleştiğinde zorbalığa maruz kalabilir. 

Akran Zorbalığı Nasıl Önlenebilir?
  • Çocuklar arasındaki zorbalığın önlenmesi için birçok kişiye ve kurumlara görev düşüyor. Öncelikle çocuğun yetiştiği ortamın şiddetsiz ve huzurlu bir yuva olması gerekmektedir. Şiddet gören ve şiddete şahit olan çocuklar zorbalığa maruz bırakmaya daha fazla yatkın oluyorlar. Bu sebeple aile ortamında şiddete kesinlikle yer verilmemelidir. 
  • Ebeveynler olarak çocuğunuzu dinleyin, şiddet ve zorbalık içeren davranışları anlatın ve anladığından emin olun. Bu şekilde bir yöntem geliştirirseniz çocuğunuz zorbalığa maruz kaldığında ses çıkarabilir veya bunu sizinle paylaşabilir. Çocuğunuz okula gitmek istemiyor, sürekli bahaneler üretiyor ve mutsuzsa akran zorbalığına maruz kalma ihtimalini göz ardı etmeyin. Akranları hakkında sorular sorun ve öğretmeni ile iletişime geçin. 
  • Ayrıca çocuğunuza erken yaşlarından itibaren başkalarına karşı kibar olmayı, arkadaşlarını itmemeyi, kavga etmemeyi, kötü ve alaycı sözler söylememeyi, diğer cinsiyetlere ve farklılıklara karşı saygılı olmayı öğreterek rehberlik edebilirsiniz. 
  • İyi bir örnek olun. Söylediklerinizi eylemlerinize de yansıtarak çocuğunuza örnek olursanız sizin davranışlarınızı özümseyecektir. 
  • Akran zorbalığının önlenebilmesi için yalnızca ailelere değil, toplumun her bir öğesine görev düşüyor. Okul yönetimi de bu konuda dikkatli olmalı ve çözümler üretebilmelidir. Okullar, öğrenciler arasında zorbalığın ne derecede yaygın olduğunu gözlemlemeli ve sonuçlara göre planlamalar yapmalıdır. Bunun için ayrı bir kurul oluşturulması işleri kolaylaştıracaktır. Her okulun bu tutumu özümseyerek bir ilkeler rehberi hazırladığını düşünürsek akran zorbalığının önemli derecede azalacağını söylemek hiç de zor olmaz. Öğretmenlerin ve müdüriyetin bu konuya ağırlık vermeleri gerekmektedir. Sınıflarda bu konuya ayrıca yer verilmesi, akran zorbalığı konusunda farkındalık yaratacaktır. Rehberlik öğretmeni bu konuda öncü bir tutum sergileyebilir.

Çocukların Gizli Düşmanı: Medya Bağımlılığı

Günümüzde çocuklar televizyon, video, bilgisayar oyunları, ve internet aracılığı ile medya kültürüne saplanıp kalıyorlar. Çocukların elektronik ortamda geçirdikleri zaman artık aile hayatının bir parçası olmuş durumda. Çocukların medya kanallarından etkilenme oranı ciddi derecede yüksektir. Tehlike arz eden bu boyutu düşünecek olursak, medya batağından kurtulabilen çocukların oranı azımsanacak derecede azdır. Çocuklar, haftada ortalama 35 saatlerini televizyon-video izleyerek veya video oyunları oynayarak geçiriyorlar. Bu genel tablo ister istemez öğretmenlere, ebeveynlere ve bakıcılara büyük sorumluluklar yüklüyor.

Ülkemizde hemen hemen her şehirden öğretmenler ve ebeveynler, çocukların medya bağımlılıkları ile ilgili ciddi kaygılarının olduğunu ifade ediyorlar. Yeni nesil çocuklardaki agresyon ve öfke kontrol probleminin de medya bağımlılığı ile ilgili olduğu tahmin ediliyor. Bir video oyunu, çoğu zaman çocuğun yaratıcılığını geliştirmez, yalnızca çocuğu oyalar ve tembelleştirir. Birçok çocuk kurgu ile gerçeği karıştırabiliyor. Hatta bazı çocuklar Star Wars gibi dizi karakterlerine karşı takıntı geliştirecek boyuta gelmişlerdir. Gelişme çağındaki çocuklar, gördüklerini anlamakta ve onu kendi fikirleriyle harmanlayarak yorumlamakta zorlanıyorlar. Medyada verilen birçok mesaj, çocukların şiddeti normalleştirmesini kolaylaştırıyor. Örneğin bir çocuk bütün boş zamanlarını Youtube’da savaş oyunu videoları izleyerek geçiriyorsa, silah kullanmanın normal bir durum olduğunu düşünebilir.

Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Çocuklardan sıradan bir günde ne yaptıklarını, ne hissettiklerini, o gün edindikleri deneyimlerini anlatmalarını isteyebilirsiniz. Çocuklar, duygularını ifade etmekte zorlanıyorlarsa onlara yardım etmeniz çok önemlidir çünkü size seslerini duyurabildiklerini anlayınca sorunları şiddetle çözmeye çalışmak yerine konuşarak çözmeye daha yatkın olurlar. Televizyon programı izlemek yerine birlikte yaratıcı aktivitelerle meşgul olun. Bunun için sulu boyalar, kostümler, logo seti gibi çeşitli materyaller edinebilirsiniz.

Ebeveyn olarak işinizin oldukça zor olduğunu söyleyebiliriz. Çocuğunuzun medya araçları ile geçirdiği vakti engellemek pek de kolay bir iş değildir. Bu süreçte zaman zaman hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çocuğunuz sizin yöntemlerinize direnebilir. Çocuğunuzla onu önemsediğinizi hissettirerek endişeleriniz hakkında konuşun. Televizyonu veya bilgisayarı bir anda kapatmayın. Bu büyük bir hata olur. Bunun yerine çocuğunuza ne kadar süre televizyon izlemek istediğini sorun ve hangi programların gerçekten izlemeye değer olduğunu tartışın. Ona bir saat dinlenme molası için izin verin ve bir süre rahat bırakın. Sonrasında çocuğunuzu yönlendirmek şartı ile birlikte bir televizyon programı açın ve ona eleştirel düşünmesi için sorular sorun. Örneğin şiddet sahnesine rastladıysanız şiddetin meşru taraflarının olmadığını konuşarak bunu normalleştirmesine engel olabilirsiniz.

Yeni Yöntemler

İş yoğunluğu veya başka sorumluluklar sebebi ile meşgul olduğunuzda ise çocuğunuzun iyi seçilmiş bir televizyon programı izlemesine müsaade etmeniz daha doğru olacaktır. Bunun için daha önce seçtiğiniz bir televizyon programını kayda alabilir veya çocuklara uygun bir film açabilirsiniz. Program bittiğinde ise yeni bir yaratıcı aktivite ile vakit geçirebilirsiniz. Elbette bu konuda yapmanız gerekenler bu kadarla sınırlı değil.

• Çocuğunuzla ilişkinizi geliştirin ve onu yalnız bıraktığınız vakitleri sorgulayın.

• Sanata daha geniş bir alan açın: Drama, hikaye anlatıcılığı, öykü yazma gibi yaratıcı etkinliklere daha fazla zaman ayırın.

• Eğer bir bakıcı ile çalışıyorsanız bakıcı ile aile arasındaki ilişkinin düzgün ve sürekli olması gerektiğini unutmayın.

• Çocuğunuzu kendine güvenmesi isin cesaretlendirin. Evde bütün gün mobil oyun oynayıp içine kapanmasına müsaade etmeyin. Birlikte doğa gezisine çıkıp sohbet edebilirsiniz.

• Çocuğunuza sorunları çözmenin yöntemi olarak barışçıl yolları aşılayın.

• Çocuğunuzun güçlü hissetmesini sağlayın. Örneğin başkalarına yardım etmesi için onu yönlendirin veya sosyalleşmesi için yeni arkadaşlar edinmesini sağlayın.

• Yeni materyaller edinerek çocukların yaratıcılığını geliştirmelerine yardımcı olun. Bunu yaparken onları yalnız bırakmayın. Unutmayın çocuklar yalnız kaldığında medya araçlarına yönelebilirler.

Çocuğunuza Sorular Sormayı İhmal Etmeyin

Çocuğunuz televizyon izlerken veya video oyunu oynarken onlarla ne gördükleri hakkında konuşmanız onların düşüncelerini, kavram karmaşalarını ve korkularını anlamanıza yardımcı olacaktır. Çocuğunuzu mutlaka dinleyin fakat uzun uzun öğütler vermekten kaçının. Bu süreçte çocuğunuza sorabileceğiniz bazı sorulara ihtiyacınız olabilir.

• Bu program/oyun ne ile ilgili?

• Ben burada ’’şu..şu’’ sahneden pek hoşlanmadım. Sen ne düşünüyorsun?

• Bu programın/oyunun amacı nedir?

• Olayların gidişatı hakkında ne düşünüyorsun?

• Bu izlediklerimiz bizim yaşantımıza benziyor mu?

• Sen aynı şeyi yaşasaydın sen ne yapardın?

• Bu problem nasıl çözülmeli?

• Şu anda bunu seyretmiyor olsaydık ne yapmak isterdin?

Bilgisayarla İlgili Dikkat Etmeniz Gereken Bazı Noktalar Var

Günümüzde internet, sınırsız bir dünyayı önümüze sunuyor. Bize sağladığı avantajlar dışında zararlarından bahsetmek de pek tabii mümkün. Söz konusu çocuklarımız olduğunda çok daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Bu konuda şu adımları takip edebilirsiniz :

• Çocuğunuzun sosyal medya ile geçirdiği vakti bir miktar kısıtlamakta fayda var fakat bunu planlı bir biçimde yapmanız gerekiyor. Medya araçları yerine yaratıcı alternatifler bulamazsanız pek bir işe yaramayacaktır. Çocuğun kalan vaktini verimli geçirmesini sağlayın ve onunla sohbet edin. Çocuğunuzu sosyal medya bağımlılığından koruyun.

• Bilgisayarınız için güvenli bir koruma programı kullanın. Çocuğunuzu internetin sınırsız dünyasından ve zararlı içeriklerden korumanız gerekiyor.

• Çocuğun yaşına ve gelişimine uygun çeşitli eklentiler edinebilirsiniz.

• Çocuğunuz 12 yaşın altında ise onu medya araçları ile yalnız bırakmamaya özen gösterin.

• Çocuğunuza onun kişisel bilgilerini internet ortamındaki herhangi biri ile veya herhangi bir platformda kesinlikle paylaşmaması gerektiğini mutlaka anlatın.

• 3 yaşından küçük çocukların medya araçlarına hiçbir şekilde ihtiyaç duymayacağını unutmayın.

Tatil Aktiviteleri

Tatil geldiğinde yapabileceğiniz birçok şey var! Televizyon programlarındaki agresif karakterleri örnek almasına engel olmak için yeni ve yaratıcı hediyelere sıcak bakabilirsiniz.

• Puzzle

• Çizgi roman

• Oyun hamuru

• Portatif oyuncaklar

• Logo seti

• Eğlenceli kostümler ve maskeler

• Çeşitli koleksiyonlar: jeton, eski para vs..

• Her çeşit top

• Kart oyunları

Herkes Çocuk Bakıcısı Olamayacak (Mesleki Yeterlilik Belgesi Zorunlu Oluyor)

Çocuk Bakım Elemanlarında ulusal yeterlilik için, mesleki yeterlilik belgesi geliyor!

Mesleki yeterlilik kurumu, 3. ve 4. seviye "Çocuk Bakım Elemanı" için sahip olunması gereken bilgi, beceri ve yetkinliklerin tanımlandığı ulusal yeterliliği onayladı. Bebek-çocuk bakıcısı olarak görev yapan-yapacak olan kişilerin bu konuda daha donanımlı daha bilinçli olması ve çalışmalarda kalitenin artması için ulusal yeterlilik şartlarını i��erisinde barındıran eğitim programı ile, bakıcı adaylarını belgelendiriyor. Adayların, çocuk bakım elemanı mesleki yeterlilik belgesi alabilmesi için tüm yeterlilik birimlerinin sınavlarından başarılı olmaları gerekiyor. Çocuk bakım elemanı yeterliliklerinde, adaylardan iş sağlığı ve güvenliği, çevre koruma ve kalite gereklilikleri çerçevesinde, görev talimatlarına göre bebek ve çocuk bakımını gerçekleştirmesi, çocuğun gelişimini ve eğitimini destekleyen faaliyetlerde bulunup, çocuklarla yapılacak etkinliklere destek vermesi bekleniyor.

Belgenin geçerlilik süresi 5 yıl. 5 yıl sonrasında belgenin yenilenmesi için, kişilerin aynı sınav süreçlerine tabi olarak başarı ile sınavlarını geçmesi ya da en az 2 yıl boyunca bu mesleği başarı ile sürdürmüş olmaları bekleniyor. Bu 5 yıllık süre içerisinde ise adaylar MYK tarafından 2. ve 3. yıllarının arasında gözetime tabi tutuluyor. Mesleğini kötüye kullandığı tespit edilen ya da meslek için yeterli bulunmayan adayların belgeleri askıya alınıyor. Eğitimin içeriği ise Türkiye'nin bu alanda hassasiyetle faaliyet gösteren iki kuruluşu tarafından hazırlanmış, Binbirçiçek Vakfı (Zihinsel ve Fiziksel Engelli Çocuklar Erken Tanı, Erken Tedavi ve Eğitimi Vakfı ) ve Çocuk Gelişimi ve Eğitimcileri Derneği... ÇGE-DER, insan hakları ve çocuk hakları sözleşmeleri çerçevesinde Türkiye ve Dünya'da, tüm çocukların sağlıklı büyümesini, motor, bilişsel, dil, sosyal-duygusal açıdan gelişmesini ve öğrenme ortamlarının zenginleştirilmesini amaçlayan öncü bir kuruluş.

Eğitim neleri kapsıyor?

  • Çalışma ortamında işe uygun sağlık ve güvenlik önlemlerinin alınması için nelere dikkat edilmeli? 
  • Bebeğin bakımı için gerekli uygulamalar nelerdir? (bedensel temizlik, beslenme düzeni, uyuması için gerekli ortamın sağlanması vb.). 
  • Bebeğin sağlıklı gelişimini destekleyecek etkinlikler neler olmalı ve nasıl uygulanmalı? 
  • Bebeğe ek gıda nasıl verilmeli? 
  • Tuvalet eğitiminde nelere dikkat edilmeli? 
  • Bebeğin yaş dönemlerine göre temel gelişim özellikleri nasıl takip edilmeli? 
  • Hava koşullarına göre hangi kıyafet giydirilmeli? 
  • Bebeğin ateşi nasıl ölçülmeli? 
  • Oyun ortamları nasıl hazırlanmalı, neler risk taşır, evin hangi bölgesinde nelere dikkat etmek gerekir? (Prizler, kaygan zemin, küçük nesneler vb.) 
  • Tüm bunların yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği için bilinmesi gereken temel bilgiler; düşme, yaralanma, ateş gibi durumlarda basit ilk yardım uygulamaları ve doğal afetlerde yapılması gerekenler...
Bakıcılarımız nitelikli olursa çocuklarımız güvenli büyür.

MYK Başkanı Adem Ceylan, yaptığı açıklamada, çocuk bakıcılarının en hassas işlerden birisini icra ettiğini belirterek, ulusal yeterlilik sayesinde bu mesleğin çerçevesinin belirlendiğini vurguladı.

Bir ülkenin geleceğinin çocuklar olduğuna işaret eden Ceylan, "Bundan ötürü çocuk bakıcılarının niteliğini artıracak bu düzenlemeyi çok önemsiyoruz. Bakıcılarımız ne kadar nitelikli olursa çocuklarımız o kadar özenli ve güvenli büyür. Bu yeterlilikle, çocuk bakıcılığını, ailelerin gözünün arkada kalmadığı, çocukların sevgi ve bilgiyle büyütüldüğü bir meslek olma niteliğine katkıda bulunduk." dedi.

Öpünce Geçmeyen Uflar için İlkyardım Eğitimi’mizi Gerçekleştirdik

Çocuklarımız çok kıymetli! Onlara gözümüz gibi bakar, hep mutlu ve sağlıklı olsunlar isteriz. Fakat tüm dikkat, tedbir ve korumalara rağmen çocukların başına gelebilecek tüm kazalardan korumamız çok zor. Çevrelerini dolayısıyla hayatı tanımak için her şeyi inceleyen hatta inceledikleri eşyaların bazılarını ağzına götüren çocuklar hareketlenmeye başladıkları yaşlardan itibaren tehlikelere açık hale gelirler. Kesinlikle düşüncesi bile rahatsız etse de muhtemel önemli bir kaza durumunda ne yazık ki, çaresiz kalmak, paniğe kapılıp geç tepki vermek, hatta istemeyerek yanlış bir şeyler yapmak mümkün olabilmektedir. Tüm kazaların neredeyse %25’ini oluşturan ev kazalarına karşı çaresiz bir durumda kalmaktansa  doğru müdahale yöntemlerini uygulayarak çocuklarımızın hayatını kurtaracağımız gibi doktorlara da doğru ve hızlı müdahale şansı  tanımış oluruz. Ayrıca kaza anında yapılması gerekenlerin yanında esas yapılmaması gerekenleri de öğrenmek adına  ilkyardım eğitimi almak  büyük önem taşımaktadır.

İlk Yardım; herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.

Doğru şeyleri yapabilmek yalnızca bunları bilmek ile mümkün olduğuna göre, biz de  Bakiciburada.com olarak 9 Haziran 2018 tarihinde ‘Öpünce Geçmeyen Uflar için İlkyardım Eğitimi’mizin ikincisini gerçekleştirdik. Eğitmenimiz Deniz Karadeniz ile birlikte zehirlenme, boğulma, yabancı cisim yutma ve yanık  gibi karşılaşılan durumlarda hızlı ve kısa sürede doğru müdahale için hayat kurtaran bilgiler öğrendik.

Eğitime katılan anne-baba ve bakıcılara teorik ve pratik şekilde ilk yardım uygulamaları ile önemli bir farkındalık kazandırdık.

Bu keyifli eğitim sonunda bir de katılım belgesi verdik.

"Öpünce Geçmeyen Uflar için İlkyardım Eğitimi" nin 1.sini merak ediyorsanız buraya tıklayın.

Anneler - Babalar ve Bakıcılar İçin : Katılım Belgeli İlkyardım Eğitimi


Öpünce Geçmeyen Uflar için İlkyardım Eğitimi (Eğitim Gerçekleştirildi. Link : http://bit.ly/2JZ3FgK)

Bebeklerin ve çocukların başına gelebilecek en ufak kaza bile doğal olarak ebeveynlerin kâbusudur. Ne yazık ki, böyle bir durumla karşı karşıyayken çaresiz kalmak, paniğe kapılıp geç tepki vermek, hatta istemeyerek yanlış bir şeyler yapmak mümkün olabilmektedir.

Ne kadar dikkatli ve bilinçli olursanız olun çocuğunuzun başına gelebilecek tüm kazalardan onu korumanız çok zor. Ancak kaza durumunda doğru ilkyardım uygulamalarını yapabilirseniz ciddi yaralanmaları ve hayati tehlikeleri önleyebilir, çocuğunuzun kolayca iyileşmesine yardımcı olabilirsiniz.

Doğru şeyleri yapabilmek yalnızca bunları bilmek ile mümkün olduğuna göre, Öpünce Geçmeyen Uflar için hangi ilkyardım uygulamalarını yapabileceğinizi önceden biliyor olmak, böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda kendinizden emin ve çabuk hareket edebilmenizi sağlar; ki bunlar, ilkyardım uygulamalarında hayati önem taşımaktadır.

Eğitim Sonunda Edineceğiniz Bilgi ve Beceriler:

  • Bebekleri ve çocukları kazalara karşı koruyabilme ve onlar için güvenli bir çevre oluşturma konusunda farkındalık kazanabilme,
  • İlkyardımın temel uygulamalarını öğrenip, bunları doğru zamanda doğru şekilde uygulayabilme,
  • Acil durumlar karşısında hayati tehlikenin ortadan kaldırılması, yaşamsal fonksiyonların sürdürülebilmesinin sağlanması, durumun kötüleşmesinin önlenmesi ve iyileşmenin kolaylaştırılması için gerekli olan ilkyardım bilgilerini öğrenme ve uygulama becerisi kazanabilme.

Eğitimi Düzenleyenler & Destekleyenler : Bakiciburada.com & Deniz Karadeniz Eğitim

Kimler Katılabilir : Anneler ve babalar, potansiyel anneler ve babalar, bebek ve çocuk bakıcıları, öğretmenler, bebekler ve çocuklarla baş başa kalan tüm yetişkinler.

Eğitimci : Deniz Karadeniz Sezgün

Telefon : 0530 109 6763

İnstagram : https://www.instagram.com/denizkaradenizegitim/

Eğitim Tarihi - Saati : 9 Haziran 2018 -  11.00 - 14.00

Kontenjan  : 30 kişi

Eğitim Yeri : Saray Mah. Site Yolu Sokak Anel İş Merkezi No:5/7-8 K:3 Ümraniye, İstanbul

Katılım Belgesi : Kişiye Özel Katılım Belgesi Veriyoruz.

Kontenjan dolmadan hemen kayıt olun.

Eğitimle ilgili bilgi almak ve kayıt olmak için egitim@bakiciburada.com veya 0530 109 6763 numaradan bize ulaşabilirsiniz.


Eğitime Katılmak İstiyorum











Bebekler ve Çocuklar için İlkyardım Eğitimi

Bakiciburada.com öncülüğünde, sevgili eğitmen Deniz Karadeniz liderliğinde boool uygulamalı bir "İlkyardım Eğitimi" düzenledik. Çocuklarda kusma, boğulma, yanma vb. birçok durumda ne yapılması gerektiğini öğrendik.

Bebekler ve Çocuklar için İlkyardım Eğitimi kapsamında ; Tıkanma, zehirlenme, yanık, kırık, kanama, yabancı cisim batması ve yaralanma gibi acil durumlarda kötüleşmeyi önleyen, iyileştirmeyi kolaylaştıran, hayat kurtaran bilgiler öğrendik.

Bu keyifli eğitime anneler, bakıcılar, öğretmenler ve öğretmen adayları katıldı.







YAZ TATİLLERİNDE ÇOCUKLARINIZA KİTAP OKUTMAK İÇİN İPUÇLARI

Yaz ayları rahatlamak; okulun sizden beklentilerine ve günlük rutininize bir mola vermek için biçilmiş kaftan ama bu kesinlikle okumaya ara vermek için bir mazeret olmamalı. Uzmanlara göre, yaz tatilleri boyunca çocukların ana okuma yetenekleri kayba uğruyor ve geri kalma riski altına giriyor. Okumak çocukları gelecek okul yılına hazırlamakla birlikte, onların becerilerini geliştirmesine ve zekalarını zinde tutmaya yardımcı oluyor, aynı zamanda ömürleri boyunca sahip olacakları bir kitap sevgisini de kazandırıyor. Yeni yeni emekleyen ya da okumaya yeni başlayan çocuklar için kitaplara bakarak, genç okuyucular için kendi başlarına yada aielelerin veya bakıcıların çocuklarına kitap okuyarak geçirdiği zamanlar olsun, kitapla geçen zaman her zaman kaliteli zamandır.