Bakiciburada.com

Türkiye'nin Eğitimli Bakıcısı Burada

Down Sendromu Nedir?

Sıradan bir insan vücudundaki hücrelerin çekirdeklerinde 23ü anneden 23ü babadan olmak üzere toplamda 46 olan kromozom bulunur. Down sendromu, 21 numaralı kromozomun bir adet fazla olması nedeniyle gelişen genetik bir farklılıktır. Böylece toplam kromozom sayısı 46 yerine 47 olmuş olur. Birleşmiş Milletler, Dünya Down Sendromu Günü’nü 21 Mart olarak belirledi. 21 numaralı kromozomun toplamda üç tane olması sebebiyle 3. ay olan Mart’ın 21. günü seçildi.
Down sendromuna, sosyo-kültürel düzey, sınıf, ülke, ırk, millet, etnik köken ayrımı yapılmaksızın bütün toplumda rastlayabiliriz. Henüz net bir araştırma yapılmamasına rağmen Türkiye’de yaklaşık 100.000 down sendromlu birey yaşadığı tahmin ediliyor. 

Down Sendromu Hastalığı? Down Sendromu Hastalık Mıdır?

Down sendromundan hastalık diye bahsetmek büyük hata olur. Çünkü down sendromu tedavi gerektiren bir hastalık değil, genetik farklılıktır ve desteklenmesi gerekir. Fakat down sendromlu çocukların yarısında kalp ve akciğer rahatsızlıkları bulunur veya görme ve işitme problemleri yaşayabilirler. Bu nedenle doğumdan itibaren doktor kontrolünde olmaları ve yaşam boyu takip edilmeleri gerekmektedir. 

3 Tip Down Sendromu Vardır


  • Trizomi 21
Bu tip, down sendromlu bireylerin %90-95'ini oluşturur. Anne veya babadan gelen fazladan 21. kromozom sebebiyle, yani iki tane fazladan 21. kromozom mevcudiyeti ile veya döllenme sürecinde hücrelerin yanlış bölünmesi sebebiyle oluşur.

  • Mozaik
Döllenme aşamasında bir gen hattı 46 kromozom taşırken diğer gen hattı 47 kromozom taşır ve bu şekilde mozaik bir yapı oluşur. Down sendromlu nüfusun %2-5'ini oluşturur.

  • Translokasyon
Bu tip, diğerlerinden biraz daha farklıdır. 21. Kromozomun bir parçası gen hattındaki başka bir kromozoma tutunur. Yani birey aslında 46 kromozoma sahipken genetik bilgi anlamında 47 kromozom taşıyor olur. Bu tip, down sendromluların %2-4 gibi bir kısmını oluşturur.

Down Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Down sendromlu insanların dış görünümleri çoğu zaman tanınabilir ve ayırt edilebilir. Yüzleri genellikle düz bir yapıya sahiptir, gözleri çekik, başlarının arkası enseden itibaren düz, boyları ve parmakları kısa, kulaklar ve ağızlar küçüktür. Bu sebeple down sendromlu bir çocuğun dili zaman zaman dışarıya taşar. Ayrıca kas yapıları güçsüzdür ve metabolizmaları yavaş çalışır. Konuşma, emekleme, yürüme, tuvalet eğitimi, giyinme gibi süreçleri diğer çocuklara göre daha yavaş tamamlayabilir veya aksatabilirler. Bu anlamda rehberliğe ve profesyonel olarak sürekli bir desteğe ihtiyaçları vardır.

Down Sendromunun Sebebi Nedir?

Down sendromu söz konusu olduğunda doğurganlık çağındaki bütün insanlar potansiyel risk altında olabilir. Down sendromlu insanlardaki kromozom sayısı farklılığının sebebi henüz tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte 35 yaşındaki bir kadının down sendromlu çocuk doğurma oranı 350’de bir iken, 40 yaş için 100’de bir, 45 yaş için ise 30’da birdir. Şu anda down sendromuna sebep olan bilinen tek faktör annenin yaşıdır fakat yine de riskli gruplar yok değildir. Daha önce down sendromlu bebek doğurmuş anneler ve down sendromlu kardeşi olan ebeveynler risk gruplarını oluşturur. Bununla birlikte down sendromunun çevresel faktörlerle ve ebeveynlerin tutumlarıyla ilişkili olduğunu kanıtlayan kesin bir araştırma yoktur. 

Down Sendromunun Özellikleri 
Down sendromlu çocuklarda görülen zeka geriliği, sosyal yaşama adapte olamayacak düzeyde ağır değildir. Bu sebeple özel eğitim ve kaynaştırma projeleri ile rahatlıkla sosyal hayata katılabilirler. Yeter ki kamusal alanda kendilerine açık bir alan bulabilsinler. Ailelerin mutlaka sosyal destek projeleri, fizyoterapi, alternatif terapiler, eğitim programları gibi sosyal devletin karşılamakla yükümlü olduğu desteklere ulaşabilmeleri gerekmektedir. Ayrıca down sendromlu bir çocuk, sürekli eğitime ihtiyacı duyduğu için gelişim süreci takip edilmelidir.
Down sendromlu çocuklar da tıpkı diğer çocuklar gibi farklı derecelerde zeka seviyesine sahiptir. Hastalığın düzeyi değiştiği için çocukların zeka seviyesi de değişebilir veya doğum sonrası eğitim ve destek programları ile ulaşabilecekleri maksimum zeka seviyesine ulaşabilirler. Karakterleri ve kişisel özellikleri birbirinden farklıdır. Bir down sendromlu çocuk şarkı söylemeyi çok seviyorken diğer down sendromlu çocuk asla şarkı söylemeyebilir. Öteki down sendromlu çocuk ise sürekli sohbet etmek, oyun oynamak isteyebilir. Down sendromlu çocuklar da tıpkı diğer çocuklar gibi güler, ağlar, sevgiye ihtiyaç duyar, şakalar yapar, kızar ve küsebilir.  

Down Sendromlu Çocuğum Üniversite Okuyabilir mi?

Down sendromlu çocuklara karşı farkındalık henüz arzulanan düzeyde olmasa bile eskiye göre daha iyi düzeyde. Önceden ilkokulu bitiremez denilen bir down sendromlu çocuk, artık üniversite okuyup mezun olabiliyor. Bu anlamda görünürlüklerinin artması önem taşıyor.
Fiziksel tedaviler, düzenli sağlık kontrolü, konuşma bozukluklarına yönelik profesyonel destekler ve özel eğitimler aracılığı ile bu çocuklar üniversite okuyabilir, meslek sahibi olabilir, yeni bir dil öğrenebilir, çeşitli iş kollarına dağılabilir, yeni bir hobi edinebilir ve bu alanda kendini geliştirebilirler.  Bu yüzden down sendromlu bir çocuğun hayallerini gerçekleştirmesi imkansız değildir. İzmir Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nden mezun olan down sendromlu Deniz Ayçe Karagöz, ayrıca İngilizce ve Almanca da konuşabiliyor.

Down Sendromu Doğumdan Önce Anlaşılabilir mi?

Evet. Down sendromunun anne karnında iken belirlenme oranı 10. haftadan sonra kan testleri ve ultrasonografi ile %99.8’e kadar çıkabiliyor. Çocuk eğer down sendromlu ise değişme şansı olmadığı için çocuğu doğurmamak annenin kararına kalmış bir olgudur. 
Down Sendromu ile İlgili Bilinen Yanlışlar

  • ‘’Down Sendromlu çocuklar yalnızca ilköğretime kadar okuyabilirler. ‘’
Oysa ki down sendromlu birçok genç, alan açıldıkça liseyi ve üniversiteyi bitirip meslek sahibi olabiliyor. Zeka gelişimlerinin diğer çocuklara göre daha yavaş ilerlemesi veya belli bir noktaya kadar çıkabilmesi onların meslek sahibi olamayacağı anlamına gelmiyor. Özel eğitim ve hayat boyu destek ile birlikte kendilerine iyi bir gelecek inşa edebilirler. Bunun önünde bir engel yoktur ve olmamalıdır.
  • ‘’Down sendromlu kadınlar çocuk sahibi olamaz.’’
Down sendromlu kadınlar çocuk sahibi olabilirken, down sendromlu erkeklerin çocuk sahibi olması çok çok düşük bir ihtimaldir. Şimdiye kadar dünyada yalnızca 2 tane down sendromlu erkek çocuk sahibi olmuştur.
  • ‘’Down sendromlular duygusal ilişki kuramazlar.’’
Down sendromlu yetişkin bireyler de tıpkı diğer insanlar gibi cinsellik ve romantik ilişki konusunda çeşitli hisler besleyebilirler. Aşık olmaları olası bir durumdur.
  • ‘’Down sendromlu insanlar hep mutlular ve gülümsüyorlar.’’
Hayır. Down sendromlu bireyler güler, ağlar, sinirlenir, küser, alınır, sevinç çığlıkları atabilir. Mutlu olmak dışındaki diğer duygu durumlarından muaf değildirler. 
  • ‘’Down sendromu bir hastalıktır.’’
Down sendromu bir hastalık değildir ve tedavisi de yoktur. Down sendromu, genetik bir anomalidir.

2019’da İyi Bir Bebek Bakıcısı Olmak

Günümüz bilgi çağında, teknoloji tabiri caizse bir parmaklarımızın ucundadır. Zaman zaman internet ortamında yabancı kişilerle görüşmemeniz telkin edilse de, iş ağına katılmak veya işinizi büyütmek için online görüşmelere katılmak durumundasınız. Saniyeler içinde bir akşam yemeği için online rezervasyon yaptırabilmekten, çocuk bakıcılığı hizmetlerine erişebilmeye kadar internetin sınırsız dünyasından faydalanabilirsiniz.

Diğer yandan bazı ebeveynler internet ortamındaki profesyonel çocuk bakıcılığı hizmetlerine karşı önyargılı olabilmektedir. Bu yazıda, güvenilir ve başarılı bir bakıcı olmanız için takip etmeniz birkaç adımdan bahsedeceğiz.

1. Bebek Bakıcılığı Sizin İçin Doğru Bir Meslek mi? Karar Verin

Bebek bakıcılığı yetenek ve özen isteyen bir iştir. Aynı zamanda beraberinde büyük sorumluluk getirir. Eğer çocukları pek de sevmiyorsanız bu sizin performansınıza ister istemez yansıyacaktır. Küçük çocuklara bakmak büyük bir dikkat gerektiren bir meseledir. Dikkatiniz daima bebeğin üzerinde olmalıdır. Bebeğe mama yedirirken, oyun oynarken, onu uyuturken..Tüm bu işlerle meşgul oluyorsanız fazlasıyla dikkatli olmalısınız. Bu sebeple bebek bakıcılığı yapmaya karar vermeden önce kendi kendinize iyice düşünmeli, kendinizden emin olmalısınız.

Hala birçok bebek bakıcısı işlerini kendi aramaları ile bulmaya çalışıyor. Bakiciburada.com’a üye olun ve yeteneklerinizi, tecrübelerinizi, hobileriniz, başka bir dil biliyorsanız dil bilgilerinizi ifade ederek CV oluşturun. Çeşitli güvenlik kanallarımızdan geçtikten sonra hiç vakit kaybetmeden hızlıca birçok işe başvurabilirsiniz. Günümüz dünyasında çevrenizden iş aramaktan vazgeçin ve online iş arama kanallarına güvenin. Bu sayede dilediğiniz gibi bir iş bulmanız ve seçenekleri değerlendirmeniz kolaylaşacaktır.

2. Güven Kazan

Artık bebek bakıcılığı işinde bir başarı elde etmeye karar verdiğine göre yeteneklerini geliştirmen ve sertifika alman için birkaç yol izlemen gerekiyor.

• Bebek bakıcılığı ile ilgili eğitim veren bir kursa başlamak mantıklı bir fikir olacaktır. Bu kurslar genellikle çocuğa mama yedirme, ev yönetimi, planlama, çocuk bakımı ve çocuk gelişimi gibi konularda eğitim verir.

• Bebek bakıcılarının ilk yardım eğitimi almaları aileye güven verecektir. Her aile ilk yardım eğitimi almış bir bebek bakıcısı ile çalışmak ister.

• Başarılı bir bebek bakıcısı olmak istiyorsanız, çocuk gelişimi hakkında bilgi sahibi olun. Bunu çocuklarla ve bebeklerle derinlemesine vakit geçirerek, kurslara başvurarak veya çocukların mental ve fiziksel gelişimleriyle ilgili kitaplar okuyarak yapabilirsiniz.

3. Kendinizi Çevrimiçi Ortamda Tanıtın

Bakiciburada.com ’da profilinizi özenli bir biçimde düzenledikten sonra çevrenizdeki ailelerin ilanlarına başvurabilirsiniz. Yatılı bebek bakıcılığı yapmayı düşünüyorsanız tüm Türkiye için tercih yapmanız mümkün. Sitemizde ilanlara başvurabildiğiniz gibi CV’niz beğenildiği takdirde aileler de sizinle iletişime geçebilir. Başvuru yaparken uygun günleriniz, öne çıkan tecrübeleriniz ve yeteneklerinizden oluşan düzgün Türkçe ile yazılmış özet bir ön yazı göndermenizi tavsiye ediyoruz. Profilinizi bebek bakıcılığı ve çocuk bakıcılığından ev yardımcılığı ve köpek bakıcılığına kadar uzun bir yelpaze içinde oluşturabilirsiniz. Unutmayın ki çeşitli sertifikalar, kurslar, bilgi birikimi ve tecrübeler profilinizin dikkat çekmesini sağlayacaktır. 2019 için konuşacak olursak çevrim içi ortam size iş bulma, bilgi edinme, çeşitli çevrim içi topluluklara katılma gibi pek çok fırsat sunuyor. Bu fırsatları göz ardı etmeniz sizin kendinizi gösterme ve iş bulma ihtimalinizi düşürecektir. İyi bir bebek bakıcılığı işi bulmak istiyorsanız doğru ve güvenilir bir platformda iş aramak sizin için en iyi seçenek olacaktır. 

Bakiciburada.com çevrenizdeki ailelerle sizi gerekli güvenlik kontrollerinden sonra buluşturarak hem işvereni hem de çalışanı mutlu etmeyi hedefliyor. Çevreniz aracılığıyla iş bulmaya çalışmak sizi kısıtlı sayıda ve tek tip işverenlerle karşılaştıracak ve süreci uzatacaktır. Eğer çocukları seviyorsanız, bu alanda kariyer hedefiniz varsa Bakiciburada.com ’un kapıları size sonuna kadar açıktır.

Çocukların Gizli Düşmanı: Medya Bağımlılığı

Günümüzde çocuklar televizyon, video, bilgisayar oyunları, ve internet aracılığı ile medya kültürüne saplanıp kalıyorlar. Çocukların elektronik ortamda geçirdikleri zaman artık aile hayatının bir parçası olmuş durumda. Çocukların medya kanallarından etkilenme oranı ciddi derecede yüksektir. Tehlike arz eden bu boyutu düşünecek olursak, medya batağından kurtulabilen çocukların oranı azımsanacak derecede azdır. Çocuklar, haftada ortalama 35 saatlerini televizyon-video izleyerek veya video oyunları oynayarak geçiriyorlar. Bu genel tablo ister istemez öğretmenlere, ebeveynlere ve bakıcılara büyük sorumluluklar yüklüyor.

Ülkemizde hemen hemen her şehirden öğretmenler ve ebeveynler, çocukların medya bağımlılıkları ile ilgili ciddi kaygılarının olduğunu ifade ediyorlar. Yeni nesil çocuklardaki agresyon ve öfke kontrol probleminin de medya bağımlılığı ile ilgili olduğu tahmin ediliyor. Bir video oyunu, çoğu zaman çocuğun yaratıcılığını geliştirmez, yalnızca çocuğu oyalar ve tembelleştirir. Birçok çocuk kurgu ile gerçeği karıştırabiliyor. Hatta bazı çocuklar Star Wars gibi dizi karakterlerine karşı takıntı geliştirecek boyuta gelmişlerdir. Gelişme çağındaki çocuklar, gördüklerini anlamakta ve onu kendi fikirleriyle harmanlayarak yorumlamakta zorlanıyorlar. Medyada verilen birçok mesaj, çocukların şiddeti normalleştirmesini kolaylaştırıyor. Örneğin bir çocuk bütün boş zamanlarını Youtube’da savaş oyunu videoları izleyerek geçiriyorsa, silah kullanmanın normal bir durum olduğunu düşünebilir.

Nasıl Bir Yol İzlenmeli?

Çocuklardan sıradan bir günde ne yaptıklarını, ne hissettiklerini, o gün edindikleri deneyimlerini anlatmalarını isteyebilirsiniz. Çocuklar, duygularını ifade etmekte zorlanıyorlarsa onlara yardım etmeniz çok önemlidir çünkü size seslerini duyurabildiklerini anlayınca sorunları şiddetle çözmeye çalışmak yerine konuşarak çözmeye daha yatkın olurlar. Televizyon programı izlemek yerine birlikte yaratıcı aktivitelerle meşgul olun. Bunun için sulu boyalar, kostümler, logo seti gibi çeşitli materyaller edinebilirsiniz.

Ebeveyn olarak işinizin oldukça zor olduğunu söyleyebiliriz. Çocuğunuzun medya araçları ile geçirdiği vakti engellemek pek de kolay bir iş değildir. Bu süreçte zaman zaman hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çocuğunuz sizin yöntemlerinize direnebilir. Çocuğunuzla onu önemsediğinizi hissettirerek endişeleriniz hakkında konuşun. Televizyonu veya bilgisayarı bir anda kapatmayın. Bu büyük bir hata olur. Bunun yerine çocuğunuza ne kadar süre televizyon izlemek istediğini sorun ve hangi programların gerçekten izlemeye değer olduğunu tartışın. Ona bir saat dinlenme molası için izin verin ve bir süre rahat bırakın. Sonrasında çocuğunuzu yönlendirmek şartı ile birlikte bir televizyon programı açın ve ona eleştirel düşünmesi için sorular sorun. Örneğin şiddet sahnesine rastladıysanız şiddetin meşru taraflarının olmadığını konuşarak bunu normalleştirmesine engel olabilirsiniz.

Yeni Yöntemler

İş yoğunluğu veya başka sorumluluklar sebebi ile meşgul olduğunuzda ise çocuğunuzun iyi seçilmiş bir televizyon programı izlemesine müsaade etmeniz daha doğru olacaktır. Bunun için daha önce seçtiğiniz bir televizyon programını kayda alabilir veya çocuklara uygun bir film açabilirsiniz. Program bittiğinde ise yeni bir yaratıcı aktivite ile vakit geçirebilirsiniz. Elbette bu konuda yapmanız gerekenler bu kadarla sınırlı değil.

• Çocuğunuzla ilişkinizi geliştirin ve onu yalnız bıraktığınız vakitleri sorgulayın.

• Sanata daha geniş bir alan açın: Drama, hikaye anlatıcılığı, öykü yazma gibi yaratıcı etkinliklere daha fazla zaman ayırın.

• Eğer bir bakıcı ile çalışıyorsanız bakıcı ile aile arasındaki ilişkinin düzgün ve sürekli olması gerektiğini unutmayın.

• Çocuğunuzu kendine güvenmesi isin cesaretlendirin. Evde bütün gün mobil oyun oynayıp içine kapanmasına müsaade etmeyin. Birlikte doğa gezisine çıkıp sohbet edebilirsiniz.

• Çocuğunuza sorunları çözmenin yöntemi olarak barışçıl yolları aşılayın.

• Çocuğunuzun güçlü hissetmesini sağlayın. Örneğin başkalarına yardım etmesi için onu yönlendirin veya sosyalleşmesi için yeni arkadaşlar edinmesini sağlayın.

• Yeni materyaller edinerek çocukların yaratıcılığını geliştirmelerine yardımcı olun. Bunu yaparken onları yalnız bırakmayın. Unutmayın çocuklar yalnız kaldığında medya araçlarına yönelebilirler.

Çocuğunuza Sorular Sormayı İhmal Etmeyin

Çocuğunuz televizyon izlerken veya video oyunu oynarken onlarla ne gördükleri hakkında konuşmanız onların düşüncelerini, kavram karmaşalarını ve korkularını anlamanıza yardımcı olacaktır. Çocuğunuzu mutlaka dinleyin fakat uzun uzun öğütler vermekten kaçının. Bu süreçte çocuğunuza sorabileceğiniz bazı sorulara ihtiyacınız olabilir.

• Bu program/oyun ne ile ilgili?

• Ben burada ’’şu..şu’’ sahneden pek hoşlanmadım. Sen ne düşünüyorsun?

• Bu programın/oyunun amacı nedir?

• Olayların gidişatı hakkında ne düşünüyorsun?

• Bu izlediklerimiz bizim yaşantımıza benziyor mu?

• Sen aynı şeyi yaşasaydın sen ne yapardın?

• Bu problem nasıl çözülmeli?

• Şu anda bunu seyretmiyor olsaydık ne yapmak isterdin?

Bilgisayarla İlgili Dikkat Etmeniz Gereken Bazı Noktalar Var

Günümüzde internet, sınırsız bir dünyayı önümüze sunuyor. Bize sağladığı avantajlar dışında zararlarından bahsetmek de pek tabii mümkün. Söz konusu çocuklarımız olduğunda çok daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Bu konuda şu adımları takip edebilirsiniz :

• Çocuğunuzun sosyal medya ile geçirdiği vakti bir miktar kısıtlamakta fayda var fakat bunu planlı bir biçimde yapmanız gerekiyor. Medya araçları yerine yaratıcı alternatifler bulamazsanız pek bir işe yaramayacaktır. Çocuğun kalan vaktini verimli geçirmesini sağlayın ve onunla sohbet edin. Çocuğunuzu sosyal medya bağımlılığından koruyun.

• Bilgisayarınız için güvenli bir koruma programı kullanın. Çocuğunuzu internetin sınırsız dünyasından ve zararlı içeriklerden korumanız gerekiyor.

• Çocuğun yaşına ve gelişimine uygun çeşitli eklentiler edinebilirsiniz.

• Çocuğunuz 12 yaşın altında ise onu medya araçları ile yalnız bırakmamaya özen gösterin.

• Çocuğunuza onun kişisel bilgilerini internet ortamındaki herhangi biri ile veya herhangi bir platformda kesinlikle paylaşmaması gerektiğini mutlaka anlatın.

• 3 yaşından küçük çocukların medya araçlarına hiçbir şekilde ihtiyaç duymayacağını unutmayın.

Tatil Aktiviteleri

Tatil geldiğinde yapabileceğiniz birçok şey var! Televizyon programlarındaki agresif karakterleri örnek almasına engel olmak için yeni ve yaratıcı hediyelere sıcak bakabilirsiniz.

• Puzzle

• Çizgi roman

• Oyun hamuru

• Portatif oyuncaklar

• Logo seti

• Eğlenceli kostümler ve maskeler

• Çeşitli koleksiyonlar: jeton, eski para vs..

• Her çeşit top

• Kart oyunları

Çocuk Bakıcısıyım. Maaşıma Nasıl Zam İsteyebilirim?

Eğer profesyonel olarak aileler için çalışıyorsanız, oldukça kıymetli bir iş yaptığınızı unutmayın. Fakat bununla birlikte; uzun yıllardır aynı aile ile çalışıyorsanız, deneyimleriniz ve sorumluluklarınız artıyorken maaşınız artmıyorsa, zam için konuşma zamanı gelmiştir. Maaş artışını konuşmadan önce Çocuk Bakıcılığında İstediğiniz Ücreti Nasıl Elde Edebilirsiniz? isimli makalemizi okuyunuz. Bunun için izlemeniz gereken yollara birlikte göz atalım. 

1. Doğru Zamanı Seçin

Çoğu şirket, çalışanlarıyla konuşmak, maaşlarını ve performanslarını gözden geçirmek için yılda en az bir kez görüşme ayarlar. Genellikle maaş, bu görüşmenin seyrine göre belirlenir. Bir yıldan uzun süredir çocuk bakıcısı, ev yardımcısı, oyun ablalığı veya köpek bakıcılığı yapıyorsanız maaş artışı talebinde bulunabilirsiniz. İşvereniniz böyle bir görüşme ayarlamadıysa siz konuyu açabilirsiniz. Çalışmanızın ve performansınızın ele alınması, maaş görüşmesi için bir nevi bahanedir. 

Ayrıca yakın zamanda yaşanmış olaylar, maaş görüşmesi için de iyi bir başlangıç noktası olacaktır. Örneğin evin bahar temizliğini üstlendiyseniz veya çalıştığınız sürede aileye yeni bir bebek katıldı ise maaş artışı talebinde bulunabilirsiniz.

2. Doğru Bir Çerçeve Oluşturun

Eğer profesyonel bir çalışan iseniz, sıkıştığınız ilk anda işvereninizden maaş artışı talep etmemelisiniz. Sağlam bir duruş işvereninizi de etkileyecektir. Karşılıklı konuşmak için mesai saatleri dışında bir toplantı talep edin. Çalıştığınız evin dışında, bir kafede ya da çay bahçesinde görüşmek sizin lehinize bir durum olacaktır. Çocuklar kesinlikle görüşmeden bulunmamalıdırlar.

3. Doğru Bir Reaksiyon Gösterin

Bakıcı olarak çalışmak duygusal bir yük getiriyor olabilir. Yine de profesyonel olmalısınız. Maaş artışı isteğini özel sebeplerini öne sürerek talep edersen işverenin tarafından fazla duygusal görünebilirsin. Özellikle aile sunduğunuz gerekçeleri yeterli bulmadıysa aranızdaki ilişki garip bir yere sürüklenebilir. Bunun yerine, pozitif ve rahat bir tutum geliştirmen daha fazla işe yarayacaktır. Öncesinde kendinize şu soruları sorun :

• Neden maaş artışı istiyorum?

• Ailenin yararlandığı özel yeteneklerim veya bilgi birikimim var mı?

• Aile evdeki çalışma rutinimden nasıl bir fayda sağlıyor?

Bu soruların cevaplarına önceden hazırlanırsanız rasyonel görünerek işvereninizin güvenini

kazanabilirsiniz.

4. Doğru Miktar Talep Edin

Maaş artışı istiyorsanız bilmeniz gereken en önemli şey yaptığınız işin semtinizdeki saatlik/aylık ücretidir. Bu bilgiye sahipseniz ve maaşınızın bulunduğunuz çevreye oranla daha düşük olduğunu düşünüyorsanız artık meşru bir sebebiniz var demektir. 2019 Yılı Bakıcı Ücretleri makalemizi okuyup, çalışacağınız yerdeki bakıcı ücretlerinin ne kadar olduğu hakkında fikir edinebilirsiniz. 

Maaş artışı istediğinizde yerinde bir artış oranının bilincinde olmalısınız. Bunun için net bir orandan söz etmek pek mümkün değildir. Asıl geçerli olan, bireysel performansınız ve yetenekleriniz olacaktır.

5. Doğru Bir Tepki Vermeye Özen Gösterin

Herhangi bir cevaba karşı hazırlıklı olmanız ve istediğiniz cevabı alamadığınızda öfke patlaması yaşamamanız gerekmektedir. Öfke ile tepki vermek iş kaybı gibi uzun süreli bir çöküşe neden olabilir. Eğer işvereniniz talebinizi görmezden geliyorsa ona neden maaş yükseltmeye sıcak bakmadığına dair bazı sorular sorun. Örneğin:

• İşvereniniz performansınızdan memnun değil mi?

• Performansınızı geliştirmek için neler yapabilirsiniz?

• Finansal sorunlar gibi sizinle ilgili olmayan sebepler mi var?

Fakat belki de çıkış noktanız, maaş artışını sağlayacak tutumlarınız ve sorumluluklarınızdır. İşvereninizle, beklentileri ne ölçüde karşıladığınızı konuşun. Bu konuyu netleştirirseniz işvereniniz maaşınıza zam yapmaya ikna olabilir. Doğrusu para ile ilgili konuşmak çoğu zaman herkes için rahatsız edicidir. Yine de kendi argümanlarınızı ortaya koymak ve işvereninizin cevabını beklemek iyi bir başlangıç noktası olacaktır. Her şey yolunda giderse ve olumlu cevap alırsanız bu sizin için mükemmeldir. Ancak emeklerinizin karşılığını alamıyor ve zam isteğiniz haksız yere reddediliyorsa, artık başka bir iş aramaya başlayabilirsiniz.

Bakıcı ve Çocuk Arasındaki Bağı Geliştirecek 20 Oyun

Bazı çocuklar, anne-babası işe gittiğinde bakıcıyla yalnız kalacakları için tedirgin hissedebilirler. Özellikle bakıcıyla geçirilecek ilk gün için konuşmak gerekirse iyice zorlu bir durum olabilir. Bakıcıların çocukları rahatlatma yollarından biri de, onlarla oyun oynayarak yeni bir bağ inşa etmek olmalıdır. Bunun sebeple, çocuğun yaşına uygun oyunlara ve aktivitelere hazırlanarak işe gelmeleri hem çocuklar hem de ebeveynler için olumlu bir izlenim oluşturacaktır. Çocukları oyunlarla veya yaratıcı aktivitelerle buluşturmak, ebeveynlerin yokluğunu hissetmelerini engelleyecek ve oyunlara odaklanmalarını sağlayacaktır. Bakıcılar ve çocuk arasındaki bağı geliştirecek 20 tane eğlenceli ve yaratıcı oyun hazırladık. Haydi birlikte Bakıcılar için 20 oyuna göz atalım.

1. Körebe

Nesilden nesile aktarılan hepimizin bildiği körebe oyunu, geleneksel oyunlarımızın başında geliyor. Hem okulda hem evde hem de sokakta oynanabilir. Bir çocuk bakıcısının ilk günü için oldukça yerinde bir oyun olacaktır. Bildiğimiz gibi körebe oynarken bir ebe seçilir, gözleri eşarp veya mendil ile bağlanır ve diğerleri yakalanmama mücadelesi verir. Çocukları rahatlatmak ve eğlendirmek için ilk turda bakıcımızın ebe olmasını tercih ediyoruz.

2. Saklambaç

Çocuklarla hem eğlenmek hem de beyin fırtınası yapmak istiyorsanız saklambaç mükemmel bir tercih olacaktır. Açıkçası saklambacı sevmeyen çocuk yoktur. Çocuklar size alışmakta zorlanıyorsa birlikte saklambaç oynayarak onları kabuğundan çıkarabilirsiniz.

3. Yapboz (Puzzle)

Çocuğun yaşına uygun bir puzzle seçin ve birlikte parçaları yerleştirmeye başlayın. Yapboz, çocuklar için en eğitici, en ilgi çekici, en faydalı aktivitelerden biridir. Yapbozu çocuğun önüne bırakıp yapmasını beklemeyin. Yapbozu birlikte tamamlamanız ve çocuğa yardımcı olmanız aranızdaki bağı kuvvetlendirecektir.

4. Kolaj Yapma Oyunu

Eski dergi ve gazeteleri çıkarın. İçlerinden beğendiğiniz resimleri ve fotoğrafları seçerek birlikte kesin. Seçtiklerinizle büyük bir kolaj oluşturun. Gerçekçi olmalarına gerek yok. Önemli olan eğlenmek ve hayal gücünüzü geliştirmek. Bu oyun ayrıca, çocuğun el kaslarının gelişimine de olumlu etki eder.

5. Nesi Var Oyunu

Çocuklar utangaç davranıyorlarsa nesi var oyunu oynamak çocuklarla aranızda yeni bir diyalog başlatacağı için oldukça faydalı olacaktır. Sayışma yapın ve bir ebe seçin. Farz edelim ki bu kez çocuk ebe seçildi. Aklınızdan bir nesne seçin. Çocuğun ‘’Nesi var?’’ diye sormasını sağlayın ve çocuğun nesneyi bulmasına yardımcı olun. Örneğin;

Seçilen nesne bilgisayar olsun.

Çocuk : Nesi var?

Siz : Ekranı var

Çocuk : Başka nesi var?

Siz : Tuşları var

Şeklinde bir diyalog ile çocuğun beyin fırtınası yapmasını ve doğru cevaba ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

6. Scrabble

Oyun tahtasına simetrik bir biçimde harfleri dizerek anlamlı kelimeler oluşturmaya çalışın. Harfler, çocuğun yaşına uygun kelimeleri oluşturacak biçimde seçilmelidir. Örneğin 6-7 yaşındaki bir çocuk ile birlikteyseniz kedi, köpek, deve, bardak gibi basit kelimeler seçmelisiniz.

7. Zar Oyunu

Kartondan bir zar hazırlayın ve zarın her tarafına bir hayvan ismi yazın. Sırayla zar atarak zarın üst yüzüne gelen hayvanın taklidini yapın veya sesini taklit edin. Bu oyun, çocuğun karakterini ortaya çıkarmasını sağlayacaktır.

8. Sessiz Sinema

Eğer birden fazla çocuktan sorumlu bir çocuk bakıcısı iseniz, bu takım oyununu mutlaka oynamalısınız. Çizgi filmler, popüler çocuk dizileri gibi çocuk dostu konulardan oluşan bir liste hazırlayın. Birçok kağıt parçası hazırlayın ve tüm konuları ayrı ayrı kağıtlara yazın, ardından bir kutuya yerleştirin. Hemen ardından iki takım oluşturun. İlk takımdan biri kutudan kağıt çeker ve çektiği konuyu takım arkadaşlarına anlatmaya başlar. Fakat ses ve söz kullanmak yasaktır. Yalnızca beden dili kullanılarak anlatılır. Arkadaşları ise kağıttaki konuyu bulmaya çalışır. Bu şekilde karşılıklı ilerleyen sessiz sinema oyunu, hem çocukların sosyalleşmelerine vesile olur hem de beyin fırtınası yapmalarını sağlar.

9. Buz Dansı

Çocuklara uygun, eğlenceli bir müzik açın ve aniden durdurun. Müzik her durduğunda çocuklar da aynı şekilde durmalı ve müzik yeniden açılana kadar hareketsiz kalmalılar.

10.Hikaye Anlatıcılığı

Çocuklar hikaye anlatmaya bayılırlar. Çocukları kendi hikayelerini yazmaları ve değişik rollere girmeleri için cesaretlendirin. Büyük bir izleyici kitlesinin parçası gibi davranın ve çocuklar yaratıcılıklarını ortaya dökerken keyifle onları izleyin. Bu esnada sahne eşyaları ve çeşitli dekorlar kullanmalarını sağlayın. Eğer çocuk hala utangaç davranmaya devam ediyorsa rolleri değiştirin ve bu kez de siz eğlenceli bir hikaye anlatmaya başlayın. Sizi dikkatle dinleyeceklerdir. Bu, yeni bir insan karşısında kendilerini daha rahat hissetmelerini sağlayacaktır. İyi eğlenceler! 😊

11.Ayna Oyunu

Biriniz ayna olur diğeriniz ise aynanın karşısına geçerek taklit yapmaya başlar. İki kişi arasında oynanan bu oyun taklit yeteneğini geliştirir, dikkat ve konsantrasyon sağlar. Birlikte hareket edebilme duygusu oluşturur. Bedensel koordinasyona büyük katkı sağlar.

12. Balon Tenisi

Bu oyun için sadece 4 adet basit malzeme gerekiyor. Çünkü raketimizi kendimiz oluşturacağız. Malzemeler şöyle: kağıt veya plastik tabak(tercihen kağıt), yapıştırıcı, uzun bir çubuk, balon. Raket yapmak için çubuk ve tabağı yapıştırın. Sonrasında balonu şişirin. İşte tenis oynama zamanı!

Bu oyunu özellikle yürümeye yeni başlayan çocukların motor gelişimine olumlu katkıda bulunmak için oynayabilirsiniz. Eğer sorumlu olduğunuz çocuk daha büyük yaşlarda ise ve rekabetten hoşlanıyorsa, daha gelişmiş bir tenis seti edinerek onunla yarış yapabilirsiniz.

13. Bowling

Bowling salonuna gitme fikrinizden vazgeçin ve evde hemen bir bowling salonu yaratın. Evde biriken plastik şişelerinizi kullanarak eğlenceli bir zaman yaratabilirsiniz. Şişelerin içine tamamen dolmayacak şekilde çakıl taşı doldurun. Şişeleri sırayla dizin ve toplarla şişeleri devirmeye başlayın. Yarışmak isterseniz skor tablosu tutmayı unutmayın. Bu oyun her yaştan çocuklar için uygundur.

14. Deve Cüce

Oyunu siz yönetebileceğiniz gibi çocuğun yönetmesine de izin verebilirsiniz. ‘’Deve’’ denildiğinde kalkmalı, ‘’cüce’’ denildiğinde oturmalısınız.

15. Kura Çekme Oyunu

Birlikte minik kağıt parçaları oluşturun ve her birine eğlenceli şeyler yazın. Örneğin ‘’inek taklidi yap’’, ‘’bana bir sırrını ver’’ veya ‘’tek ayak üstünde dur’’ gibi.. Kağıtları bir kutuya koyun ve sırayla çekmeye başlayın. Bu oyunda kaybeden veya kazanan yok. Yalnızca eğlenmenize bakın. İyi eğlenceler!

16. Logo Oyunu

Artık neredeyse her evde bulunan logolar ile çocukların kendi yarattıkları bir yapı oluşturmasını sağlayın. En yüksek yapıyı kim inşa ederse o kazanır! Bir ölçüm aracı getirmeyi unutmayın.

17. Çizim Yarışması

Çizim yapmak, doğru yönergeler takip edilirse, çocukların yaratıcı düşünmelerine ciddi katkılar sağlar. Çocuklara belli bir şey çizmelerini söyleyen 10-15 adet kart oluşturun. Mesela ‘’Altı ayaklı bir yaratık çizin’’, ‘’Kırmızı bir hayvan çizin’’, ya da ‘’en sevdiğiniz göktaşını çizin’’ gibi... İsteğe bağlı olarak her konu için bir süre sınırı belirleyebilirsiniz.

18. Kale İnşa Et

Nevresim dolabına göz atın, birkaç çarşaf seçin ve miniklerin kale inşa etmesine izin verin. Birlikte bir kale inşa etmek, onların sadece yaratıcı olmalarına katkı sağlamaz, aynı zamanda birlikte bir şeyler yapmayı öğrenirken takım oluşturma becerileri kazanmalarını da sağlar. Eğer çocuk sayısı fazla ise iki takım oluşturup kaleden kaleye sohbet edebilirsiniz.

19.Oyuncak Toplama Oyunu

Dağınıklık, iyi geçirilmiş zamanın göstergesidir. Eğer dağıttıklarınızı toparlıyorsanız bunda hiçbir sorun yok. En fazla oyuncağı en kısa sürede kim yerine kaldıracak? Kim etrafı daha hızlı toparlayacak? Bir yarışma yapın ve işe koyulun. Hızlı olmaları ve koşuşturmaları enerji atmalarını sağlayacaktır. Etrafı toparlamayı oyun haline getirin. Muhtemelen dağınıklıklarını toparladıklarını fark etmeyeceklerdir bile. Kolay gelsin!

20.Gece Oyunu

Uyuma vakti geldiğinde çocukların huzurla uyumasını sağlamak için mükemmel bir oyundur. Başlamadan önce çocukların uzanmalarını ve gözlerini kapatmalarını sağlayın. Ardından sırayla sayı saymaya başlayın. Örneğin bir çocuk ‘’bir’’ diyor, ardından diğeri ‘’iki’’diyor. Yalnız sayı sayarken kimin hangi sırayla söyleyeceği önceden belirlenmemiş olmalıdır. İki çocuk aynı anda bir sayı söylerse oyun en baştan başlar. Bu oyun ikiden fazla sayıdaki çocukla oynanır. Bu sebeple çocukların aynı anda konuşmamaları için dikkat etmesi ve sabırlı olması gerekir. İyi uykular!

Günün sonunda, aslında oynadığınız oyunlar o kadar da önemli değil. Önemli olan şey çocuklarla vakit geçirmiş olmanız. Onlarla oyun oynamak, birlikte vakit geçirmekten zevk aldığınızı ve onlara bir birey olarak değer verdiğinizi gösterir. Ayrıca, eğer sizinle çok iyi vakit geçirirlerse ebeveynlerine birlikte ne kadar eğlendiklerini söyleyeceklerdir. Hatta okuldaki arkadaşlarına bile sizden bahsedebilirler.

Oyun Ablası Ne Yapar?

Çocuğunuzun gelişimi için oyun ablaları çok önemli birer öğretmen...Oyun Ablasıyla ilgili öğrenmek istediğiniz tüm bilgileri bu makalemizde sorular ışığında cevaplıyoruz.    

Bakiciburada.com Bünyesinde Oyun Ablası İstihdam Ederek Çalışan Ailelerin Hayatını Kolaylaştırıyorsunuz. Sunduğunuz Hizmetler Hakkında Detaylı Bilgi Verebilir Misiniz?

Bakiciburada.com, 2008 yılından beri büyük bir hassasiyetle aileler ve çocuklar ile eğitimli adayları buluşturarak alanında bir ilki gerçekleştirmiş ve Türkiye’yi oyun ablası-abisi kavramıyla tanıştırarak alanında öncü ve profesyonel bir kuruluş olmuştur. Bu amaçla çocuklu ailelerin bakıcı, oyun ablası, oyun abisi, gölge öğretmen, saatlik bakıcı, etüt sorumlusu(ev ödevlerine yardımcı) gibi ihtiyaçlarını aday veritabanımızdaki yaklaşık 500.000 üniversiteli gençle karşılıyoruz. Bünyemizdeki aday çeşitliliği, ailenin istediği kriterlerleri taşıyan adaylara ulaşmasını kolaylaştırıyor. Örneğin aile, oyun ablası arama sürecinde, çocuğunun aynı zamanda da keman eğitimi almasını istiyor. Sitemizdeki aday çeşitliliği tam da bu noktada devreye giriyor ve keman çalabilen bir oyun ablası ile aileyi buluşturuyor.

Günümüzde ebeveynlerin her ikisi de bir iş yerinde çalışmakta ya da kendi işini yapmaktadır. Okuldan erken çıkan ya da okula geç giden çocuk, İstanbul, İzmir, Ankara gibi bir metropolde yanında bir yetişkin olmadığı için ister istemez okul saati dışında yalnız başına kalmaktadır. Aileler bu durumlarda çocukları evde yalnız bırakmak istemezler ve bakıcı veya oyun ablası-abisi arayışına girerler. Çocuğunun geleceğini düşünen ebeveynler, kendilerine örnek alabilecekleri bir üniversiteli abla ya da abi görevlendirerek, okul çıkışlarında çocuklarının derslerinde yardımcı olmalarını ve çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmelerini sağlarlar.

Bu üniversiteliler, çocuklarla eğitici oyunlar oynar, birlikte kitap okur, çocukları oyun parkına götürür, birlikte havuza girerler, onlara yabancı dil öğretirler. Küçük yaştaki çocukların bedensel ve zihinsel gelişimi için bu tür aktiviteler çok önemlidir ve uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. 

Global bir dünyada yaşıyoruz ve kariyer basamaklarında yükselmek için yabancı dil konuşmak ve bilmek çok önemli. Artık ailelerimiz, çocuklarına güzel bir kariyer ve gelecek sunabilmek için bir yarış halinde. Yabancı dil bilmenin önemini kavrayabilmiş bilinçli ailelerimiz çocuğunun bir an önce yabancı dil öğrenmesini istiyor. Elbette ki dil öğrenmenin belli bir yaşı ve kriteri yoktur. Fakat dil alanında uzmanlaşmış birçok bilim insanı 0-3 yaş arasındaki çocukların çok kolay ve hızlı dil öğrenebileceği konusunda hemfikir. Bundan dolayı çocuğunuzun aynı anda 2-3 dil öğrenmesi için en uygun yaş 0-3 yaş arasıdır.

Çocuğuna dil öğretmek isteyen aileler, Türkiye’nin en seçkin üniversitelerinde okuyan, yabancı dili çok iyi seviyede olan abla-abi aracılığı ile çocuğunun çeşitli etkinlikler eşliğinde ve kendi evlerinde dil öğrenmesini sağlayabilirler. Verilen bu eğitim, çocuk henüz 6 aylıkken bile başlayabiliyor. Oyun Ablası hizmeti sağladığımız ilk yıllarda, çok küçük yaştaki çocuklar için İngilizce-Fransızca bilen oyun ablası talebi geldiğinde çok şaşırıyorduk. Çocuk henüz Türkçe konuşamıyorken aileler çocuğun yabancı dil öğrenmelerini istiyordu.

Hatta geçenlerde ailemizin biri arayarak “Çocuğum 4 yaşında, su gibi İngilizce konuşuyor. Fransızca bilen Oyun Ablası arıyorum.” dedi. Biz de “Oyun Ablası çocuğunuza Fransızca mı öğretsin istiyorsunuz?” diye sorduk. Ailemizin cevabı ise bizi çok şaşırttı. “Oğlum, Fransızca da biliyor. Sadece oyun ablasıyla birlikte Fransızca konuşmalarını istiyorum.”

Çocuğunuzun ilkokula başladığında İngilizce ve Fransızca biliyor olduğunu hayal edin, muhteşem bir gurur!

Örneğin Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyan pırıl pırıl bir genç kız/erkek, Erasmus programı ile yurt dışında da üniversite okumuş, İngilizcesi, Fransızca’sı süper, hatta İngiliz aksanıyla konuşuyor. Okul çıkışlarında geliyor evinize ve çocuğunuzla oyun oynuyor. Topu yuvarlıyor, “Keep the ball” Ali, sonra “Throw the ball” Ali diyor. Sonra İngilizce bir şarkı açıyor. “Little Peter Rabbit had a fly”...

Çocuğunuzla birlikte bu şarkıyı mırıldanıyor. Bu sırada çılgınca dans edip, eğleniyorlar. Bundan daha kalıcı ve birebir eğitim mi var sizce?

Oyun Ablası Arayanlar Neler Yapmalı? Bakiciburada.com Bu Süreçte Nasıl Yardımcı Oluyor?

Oyun Ablası arayanlar https://www.bakiciburada.com/oyun-ablasi-ariyorum sayfasından hemen oyun ablalarıyla iletişime geçebileceği gibi, hafta içi her gün 0850 303 85 51 numaralı telefondan veya info@bakiciburada.com mail adresimizden bizimle iletişime geçebilirler.

Aileleri Nasıl Bir Süreç Bekliyor?

Ailelerimiz, Bakiciburada.com 'a kayıt olduktan sonra hemen bakıcı havuzundan evlerine yakın oyun ablalarını filtreleyebilir, oyun ablalarının profillerini, iş tecrübelerini inceleyebilir, referanslarını okuyabilir ve hemen iletişime geçebilir. Ya da bir ilan oluşturup, ilanında aradığı oyun ablası-abisinin özelliklerini yazar ve ilanına başvuru yapan adaylarla iletişime geçebilir. Sonraki adımda ailemiz, gelen başvurular arasından ilgilendikleri adayları görüşmeye çağırıyor ve bu adaylar arasından uygun olan adayla çalışmaya başlıyor. Aileye ait özel bilgileri (TC kimlik numarası, Ad Soyad, E-posta, Telefon) hiçbir şekilde adaylarla ve 3.kişilerle paylaşmıyoruz.

Oyun -Etüt Ablasına En Çok Ne Zaman İhtiyaç Duyuluyor?

Açıkçası oyun ablasına her zaman ilgi duyuluyor. Gerek okul döneminde, gerek tatil dönemlerinde oyun ablaları her zaman çalışabilir. Oyun ablasına ihtiyaç duyan aileler genellikle çalışan aileler olduğundan dolayı bu işin belli bir zamanının olduğunu söylemek zor. Okul döneminde ders dışındaki zamanları verimli bir hale getirmek amacıyla oyun ablalarına ihtiyaç duyuluyor.

Aileler her zaman çocukları ile eğlenceli vakit geçirebilecek eğitimli birine ihtiyaç duyarlar. Örneğin aile tatil planı yapıyor, oyun ablasına ihtiyaç duyuyorlar ve hep birlikte tatile çıkıyorlar. Bu esnada oyun ablasının tüm masrafları karşılanıyor. Ona özel oda tutuluyor. Böyle örneklerle çok karşılaşıyoruz.

Etüt sorumlusu ise, çocuğun ödevlerine yardım etme, çocuğu ders çalıştırma gibi temel sorumluluklara sahip olduğundan dolayı genellikle okul döneminde tercih ediliyor.

Oyun Ablası Ne Yapar? Çocuklara ve Ailelere Faydaları Nelerdir ?

• Çocuklarla oynayarak onlara yabancı dil öğretir,

• Çocukların motor gelişimini hızlandıracak etkinlikler yapar,

• Çoğu zaman part time olarak uygun ücretle çalışır,

• Çocuklara yabancı dil öğreterek aileleri birçoğu para tuzağı olan yabancı dil kurslarının maliyetinden kurtarır,

• Çocukların ev ödevlerine yardımcı olur,

• Aynı şekilde çocukların sınav zamanlarında ders çalıştırır,

• Çocuğunuzun düzeyine ve isteğine göre en uygun oyunları seçerek nitelikli vakit geçirir,

• Ebeveynler akşamları dışarı çıktıklarında, o çocuklarla ilgilenir,

• Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırırlar,

• Çocukları okuldan alır ve aile eve gelene kadar vakit geçirirler,

• Çocukları tiyatro, opera, sinema gibi çeşitli kültürel aktivitelerle buluşturur,

• Ebeveynler tatile gidecekse, çocuklarla evde ilgilenir,

• Ebeveynler çalıştığı için ailelerin gözü arkada kalmaz ve dışarıdaki işlerine motive olur,

• Çocukları spora teşvik eder, havuza girdiklerinde yanında olur, birlikte basketbol, voleybol oynar,

• Çocukları öz bakımları konusunda bilinçlendirir,

• Çocuğun içindeki potansiyelini çıkarmalarına yardımcı olurlar ve onları cesaretlendirir,

• En iyi üniversitelerde okuyan oyun ablası/abisi, çocuklara vizyon katar ve bakış açılarını genişletir,

• Çocuk gelişimi konusunda oldukça bilgili ve eğitimli olan oyun ablaları zaman zaman ailelere rehber bile olabilir,

• Çocukların kişisel gelişimi dışında da çok yönlü bilgi sahibi olan bazı oyun ablaları; hiperaktivite, dikkat eksikliği, öfke kontrolü gibi problemler yaşayan ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarla da çalışırlar.

İki Tarafın da Güvenilirliğini Nasıl Araştırıyorsunuz?

Ailelerin ve çocukların güvenliğini sağlayan bir operasyon sürecimiz var. Adayla ilgili bir şikayet aldığımız takdirde şikayeti değerlendirerek adayı kara listeye alıyoruz ve bir daha başvuru yapmasına izin vermiyoruz. Aynı şekilde adayın güvenliğini sağlamak amacı ile de ailenin izni çerçevesinde kişisel bilgilerini ve iş bilgilerini talep ediyoruz. Bakiciburada.com olarak iki taraf arasında sağlıklı ve güvenli bir süreç inşa etmek, firmamızın en çok hassasiyet gösterdiği konuların başında geliyor.

Özellikle Kimler Oyun Ablası Olmak İstiyor? Ortalama Ne Kadar Kazanırlar?

Çoğunlukla üniversite okuyan veya mezun olmuş, çocuklarla ilgili eğitim almış, alanında bilgili gençler oyun-etüt ablası olmak istiyor. Üniversite hayatına devam ederken aynı zamanda para kazanmak isteyen genç arkadaşlar için oyun ablalığı büyük bir fırsat niteliğinde. Artık hepimiz biliyoruz ki aileler yeni nesil eğitimli ve bilgili adayları tercih ediyor. Oyun ablası ücretleri, hem ebeveynler hem de oyun ablaları tarafından merak edilen bir konu. Oyun ablası ücreti hesaplanırken; adayın nitelikleri, eğitimi, tecrübeleri, çalışacağı şehir-semt ve çalışacağı gün ve saatler göz önünde bulundurulur. Bu ücretlendirme ailenin aday ile karşılıklı görüşmesi sonucu belirlenir.

Verilecek ücret konusunda yeterince bilgi sahibi olmayan ailelerimizi müşteri temsilcilerimiz aracılığı ile bilgilendiriyoruz. Ayrıca aşağıdaki tablodan kendiniz de bir hesap yapabilirsiniz.

Üniversiteli Oyun Ablası Ücretleri 2019

1 - 10 Saat    : 50 TL

10 - 20 Saat  : 40 TL

21 - 30 Saat  : 30 TL

31 - 50 Saat  : 25 TL

51 ve üzeri    : 20 TL

Tabloya bakarak, eğer oyun ablasını ayda 30 saat çalıştırıyorsanız, 30 X 30 = 900 TL ücret vermeniz gerekecektir. 

Şirketlerde Çalışan Anne - Babalara Yönelik, Şirketlerle Kurumsal Bir İşbirliğiniz Var mı ?

Çalışan anne ve babaların aklı daima çocuğunda olduğu için, onların motivasyonlarını sağlamak amaçlı, şirketlerin özellikle İnsan Kaynakları departmanlarıyla birlikte özel çalışmalar yapıyoruz. Bazı şirketler, bu hizmeti çalışanlarına yan hak olarak verip çalışanlarını destekliyor. Bu konuda aktif olarak şirketlere özel sunumlar gerçekleştiriyoruz.

Çocuk Bakıcılığında İstediğiniz Ücreti Nasıl Elde Edebilirsiniz?

Bir iş aramadan önce, iş tecrübesine sahip olduğunuz bir mesleğe yönelmenizi öneriyoruz. Örneğin çocuk bakıcılığı işi aramaya karar verdiniz. Tam zamanlı veya yarı zamanlı çalışmak; bebek veya okul çağında çocuk mu bakmak istiyorsunuz? Kafanızda bir maaş aralığı belirlediniz. Fakat aklınız karışık ve istediğiniz maaşa nasıl ulaşabileceğiniz konusunda yeterince fikir sahibi değilsiniz. Şimdi yapmanız gerekenlere birlikte göz atalım.

Piyasa Araştırması Yapın

İstediğiniz maaşın gerçekçi olduğundan emin olun. Çevrenizdeki diğer çocuk bakıcıları ile konuşarak ortalama çocuk bakıcısı maaşları hakkında bilgi sahibi olun. Hangi tarz tecrübelerin istediğiniz maaşı elde etmenizi sağlayacağı hakkında analizler yapın. İrtibat kuracak yeterli çocuk bakıcısı ile karşılaşmadıysanız elbette internet araştırması da yapabilirsiniz. 2019 Bakıcı Ücretleri makalemizden Türkiye'deki ortalama bakıcı ücretlerine ulaşabilirsiniz. 

CV’nizin Güncelliğinden Emin Olun

Şimdiye kadar edindiğiniz çocuk bakıcılığı ile ilgili bütün tecrübelerinizi listeleyin. Gittiğiniz kursları, aldığınız sertifikaları, eğitim geçmişinizi dahil edin. Deneyimleriniz, diğer adaylardan sıyrılmanıza yardımcı olacak ve yüksek bir maaş pazarlığı yapmanızı kolaylaştıracaktır. Ayrıca, ailenin tecrübelerinizden emin olması için CV’nize mutlaka referans bilgilerinizi eklemenizi tavsiye ediyoruz.

Yazılı Bir Sözleşme İsteyin

Bakıcılara, işe gireceği aileden evin rutin işlerini, günlük-haftalık planlarını, sosyal haklarını içeren ve iş tanımlarını net olarak özetleyen resmi bir iş sözleşmesi talep etmelerini tavsiye ediyoruz (Eğer aile bundan bahsetmezse sorabilirsiniz). Aile, hali hazırda bir sözleşmeye sahipse işi kabul etmeden önce okuyup incelemek için belgeleri eve götürebilirsiniz. Örneğin sözleşme, mola saatleriniz ve fazla mesai ücretleriniz hakkında bilgi içeriyor mu? Yol masraflarınız karşılanıyor mu veya çalışma günleriniz net bir şekilde tanımlanmış mı?

Sözleşmede geçmesi gereken diğer önemli bir detay ise belli zaman aralığında yapılan toplantılardır. Örneğin ayda bir yapılan toplantılar, hem sizin hem de ailenin bazı durumlar hakkında rahatça konuşabilmenizi sağlayacaktır. Sözleşmeniz bunu içermiyorsa belli zamanlar için toplantı talep edebilirsiniz. Böylece iki taraf da uygun bir konuşma fırsatı bulabilecektir. İş sözleşmesi diğer başka detayları da içermelidir. Örneğin sözleşmeniz, çalışma saatlerinin artması ve aileye yeni bir bebeğin katılmasıyla gelen ekstra sorumluluklar gibi maaş artışı gerektirebilecek durumları kapsamalıdır. İş yükünüz arttıkça maaş artışı talep etmenizde bir sakınca yoktur.

Karşılaştırmalar Yapın

Diğer bakıcıların tecrübelerini öğrenmek için bir internet araştırması yapabilir veya onlarla tanışabilirsiniz. Bu sayede örnek iş sözleşmeleri görme fırsatını yakalayabilirsiniz. Kendinizi diğer bakıcılar ile karşılaştırmanız, eksiklerinizi fark etmenize sebep olacaktır. Ayrıca, bir çocuk bakıcısı olarak iş kanunlarına hakim olmak ve haklarınızı bilmek sizin için oldukça faydalı bir durumdur.

Güçlü Yönlerinizi Vurgulayın

Aile, beklediğiniz maaş teklifinde bulunmuyorsa güçlü yönlerinizi ve tecrübelerinizi vurgulayın. Belki Fransızca konuşuyorsunuz, üniversitede bir spor yaptınız ya da çeşitli hobileriniz var ve sorumlu olduğunuz çocuğun bunları öğrenmesine yardımcı olacaksınız. Ebeveynler, çocuklarının ekstra hobiler edinmesinden çok hoşlanırlar. Bundan etkileneceklerdir.

Avantajları Göz Önüne Aldığınızdan Emin Olun

Ailenin sizin için sigorta yapması ve resmi tatil izinleri sağlaması avantajlı bir durum olacaktır. Bu konuyu açabilirsiniz. Ebeveynler ayrıca yıllık ödeme planı yapmalıdır. Unutmayın düzenli ve planlı bir iş size her zaman avantaj sağlayacaktır. Çalışacağınız yerin kendi evinize yakın olması sizin yararınıza olacaktır. Eğer yatılı çocuk bakıcılığı düşünmüyorsanız her gün uzun yol gidip dönmek zamanla sizi yorabilir ve performansınızı düşürebilir.

Maaş Alternatiflerini Düşünün

Size sunulan maaştan memnun olmadığınız takdirde, ailenin sağlayacağı diğer avantajlar hakkında konuşabilirsiniz. Örneğin bayram izinleri, resmi tatiller gibi ek tatil zamanları talep edebilirsiniz. Eğer işe gitmek için ulaşım aracı kullanacaksanız yol masraflarınızın ödenmesini teklif edebilirsiniz. Aile ile iyi bir uyum yakaladığınızı düşünüyorsanız ve hala önerilen maaştan memnun değilseniz işe girdikten sonra maaş artışına sebep olacak durumları konuşabilirsiniz. Aylık toplantılar bu konuda düzenli bir görüşme yakalamanızı sağlayacaktır. Aileye size dair beklentilerini sorabilir ve çalışma tarzınızı bu beklentilere göre şekillendirebilirsiniz. Çekinmenizi gerektirecek bir durum yok. Bu sayede aile ile rahat ve sağlıklı bir iletişim yakalayabilirsiniz. Aile sizden ve performansınızdan memnun kaldıkça maaş artışını düşünmeye başlayacaktır.

Çocuk Bakıcısı Ücretleri Ne Kadar?

2019 yılı için çocuk bakıcısı aylık ücreti en az asgari ücret olan 2.025 TL tutarında olmalıdır. Yatılı bir işte çocuk bakıcılığı yapmayı düşünüyorsanız ortalama yatılı çocuk bakıcısı ücreti 2.500 - 3.000 TL arasındadır. 

Çocuk bakıcısının aylık ücreti bakacağınız çocuk sayısı, ailenin sizden beklentileri ve iş yapacağınız şehir ve semte göre değişiklik gösterebilmektedir. 

0-6 Ay için 8 Harika Oyuncak

6 Aylık Bebekler için En İyi 8 Oyuncak Hangileridir?

Oyuncaklar, çocuğun sağlıklı bir gelişim süreci geçirmesi için önemli etkilere sahiptir ve çocuğun yaşına göre çeşitlilik göstermelidir. Bebeğiniz 2 aylıkken bir oyuncağı çok seviyorken, 6 aylık olduğunda aynı oyuncaktan hiç hoşlanmayabilir. Bu noktada doğru oyuncak seçimi bebeğin sağlığı ve içsel mutluluğu için çok önemlidir. Açıkçası yeni doğan bir bebek ilk ayında günü neredeyse uyuyarak geçireceği için oyuncağa ihtiyaç duymayacaktır. Ayrıca 3. aya kadar bebekler oyuncaklar ile gerçek anlamda oynayamazlar. Çünkü oyuncakları kavrayabilecek parmak kasları henüz tam olarak gelişmemiştir. Fakat bu, onların öylece duracağı anlamına gelmiyor. Örneğin, bebeğinizi yıkarken banyo oyuncakları ile onu eğlendirebilirsiniz. Ördekler, akla gelen ilk seçenek olacaktır. Diğer yandan yine 3. aya kadar sesinizi tanımaları için onlara çeşitli şovlar yapabilirsiniz. Çünkü onlar için bu aylarda her yeni şey ilgi çekici olacaktır.

1. Oyun Halısı

Hazır olun! Bu oyuncak, bebeğinizin en iyi oyun arkadaşı olacak. Bebeğiniz 1-2 aylık iken elleri ile çeşitli cisimleri yakalamaya çalışır. 3. aya geldiğinde ise bu cisimleri tutmaya başlar. Bebeğiniz burada asılı oyuncaklar ile vakit geçirirken siz de keyifle onu izleyebilirsiniz.2. Portatif Oyun Alanı

Günümüzde battaniye veya pike yerine kullanılan portatif oyun alanı, bebeğin çevreyi keşfetmesine yardımcı oluyor. Ayrıca oyun alanını çevreleyen çitler bebeğin dışarıya çıkmasını engelliyor. Bu minik portatif oyun alanının bebeğin güvenliği açısından oldukça tatmin edici olması nedeniyle ebeveynler, kısa bir süre için olmak şartıyla bebeği oyun alanında kendi başına bırakabilirler. Eğer bebeğin kardeşi varsa birlikte oynamaları için mükemmel bir seçim. Oyun alanının içine çeşitli oyuncaklar koyarak keyiflerine keyif katabilirsiniz.

3. Bebek Salıncağı

Son araştırmalara göre, salıncaklar bebeğin gelişimine olumlu faydalar sağlamaktadır. Özellikle denge duyularına katkısı yadsınamaz. Sallanan bir bebek rahatlıyor ve huzurla uykuya dalıyor. Bebeğiniz, ellerini ve ayaklarını hareket ettirdikçe salıncak ve tepesindeki asılı oyuncaklar sallanacak ve bu sayede bebeğiniz neden-sonuç ilişkisi kurabilecektir.

4. Parmak Kuklaları

Parmak kuklaları ile bebeğinizin dikkatini çekebilirsiniz. Bu sayede bebeğiniz size daha çabuk alışacak ve sesinizi tanıyacaktır. Bu tatlı oyuncaklar özellikle 3 aylık bebekler için oldukça uygundur.


5. Zıpzıp

Hayat kurtarıcı olan bu oyuncağa bebeğiniz bayılacak. Zıpzıpın çevresindeki oyuncaklar hem bebeğinizi yerinde tutuyor hem de onu eğlendirerek oyalıyor. Henüz yürümeye başlamamış bebekler için mükemmel bir tercih.

6. Müzikli Çıngırak

3 ay ve üzeri çocukların müziği keşfetmesini sağlayan eğlenceli bir oyuncaktır. Çocuğunuzun müziğe göre hareket ettiğini görünce çok şaşıracaksınız. Klasik müzikli bir çıngırak tercih ettiğiniz takdirde çocuğunuzun rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

7. Dişlik

Bebeğiniz 4. aydan itibaren bulduğu her nesneyi ağzıyla keşfetmeye başlayacaktır. Bu sebeple 4 ay ve üzeri bebekler için uygundur. Bu şirin, renkli oyuncaklar sayesinde bebeğinizin ağrılarını hafifletir ve onu rahatlatabilirsiniz. Oldukça işlevsel bir oyuncaktır. Fakat dişlik seçerken sert bir materyal olmamasına dikkat edilmelidir. Orta yumuşaklıktaki dişlikler, bebeğiniz için yeterli olacaktır.

8. Logo

Bu klasikleşmiş logolar hala ebeveynler tarafından en çok tercih edilen oyuncaklar arasında. Logolar, bebeğinizin renkleri öğrenmesine katkı sağlar. Diğer yandan bebeğinizin el ve göz koordinasyonunun geliştirebilirsiniz.

6. aydan itibaren bebeğinizin el kasları gelişmeye başlayacaktır. Bu nedenle bebeğiniz 6. ayı doldurduğunda kullanmaya başlayabilirsiniz.

6 Aylık Çocuk Oyuncakları Nasıl Olmalıdır?

Bebeğiniz iki aylık olduğunda fiziksel gelişimine yönelik çeşitli oyuncaklar tercih edebilirsiniz. Onun dikkatini çekmek için çeşitli zilli çıngıraklar, yumuşak dokulu peluş oyuncaklar, oyun halısı yerinde oyuncak tercihleri olacaktır. Zamanla bebeğinizin kasları yavaş yavaş gelişmeye başlayacağı için nesneleri kavramak, tutmak isteyecektir. 4 aylık olduğunda ise çevresindeki insanlarla etkileşim kurmaya çalışacaktır. Onlara gülümseyecek ve uzun uzun bakacaktır. Hafızasını geliştirmeye yönelik aktiviteler yapabilirsiniz. Bebeğiniz bu aylarda daha karmaşık, renkli, üç boyutlu oyuncaklara ihtiyaç duyacaktır. Sonraki aylarda bebeğin el ve kol kasları iyice gelişeceği için bebek artık herhangi bir nesneyi bir elinden diğer eline geçirebilir. Buna uygun oyuncaklara ve cisimlere yönelebilirsiniz. 6.ayına gelmiş bir bebek ise sesleri taklit etmeye başlayacaktır. Üç boyutlu ve sesli kitaplar bebeğinizi eğlendirerek gelişimine katkı sağlayacaktır.

ÇOCUĞUNUZA OKUMAYI SEVDİRECEK 5 İPUCU

Çocuklarınıza küçük yaşlardan itibaren okumanın önemini öğretmek çocuğunuzun çeşitli becerilerinin gelişimi için çok önemlidir. Kelime dağarcığından konsantrasyon ve empati yeteneğine kadar, okumanın sınırsız faydaları vardır. Bununla birlikte, son istatistikler gösteriyor ki eğlenmek için kitap okumayı seçen çocukların oranında azalma görülmektedir. Çocuklar daha çok video oyunlar ve mobil uygulamalar ile vakit geçiriyor.

Araştırmalara göre, hem aileler hem de çocuklar okumanın çocukların sahip olabileceği en önemli beceri olduğunun bilincindeler. Bu sebeple, çocuğunuzun okuma sevgisi edinmesi için bazı temel yöntemlere göz atalım.

Çocuğunuza küçük yaşlardan itibaren sesli okumalar yapın.

Çoğu aile, çocuğu ancak belli bir yaşına girdiğinde ona kitap okumayı tercih ediyor. Fakat araştırmalar gösteriyor ki, doğumdan 11 yaşına kadar her yaştan çocuklar için sesli okuma, çocuklarınızın gelecekte kitap kurdu olmalarını sağlayacak kitaplar ile güçlü bir ilişki kurmalarını sağlayacaktır. Fakat gerçek şu ki alışkanlıklar erkenden edinilmezse okuma alışkanlığı yaş ilerledikçe azalabilir.

Telefon ve Tabletlerle Geçirilen Zamanı Kısıtlayın

Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve tabletler çağında, çocukları teknolojiden uzaklaştırmak neredeyse imkansızdır. Çocuklar bir kez sosyal medyayı keşfettiklerinde başka bir şeye odaklanmalarını sağlamak oldukça zordur. Bu nedenle çocuğunuzun telefon ve tabletler ile geçirdiği saati kısıtlamanız ve bunun yerine onları okumaya teşvik etmeniz önemlidir.

Davranışlarınızla Örnek Olun

Bir ebeveyn olarak, kendi boş vaktinizde bir kitap karıştırarak çocuğunuza örnek olabilirsiniz. Çocuklar gözlemleyerek öğrenirler. Bu sebeple vaktinizi televizyon izlemek veya elektronik cihazlarla oynamak yerine kitap okuyarak değerlendirmeniz oldukça önemlidir.

Çocuğunuz Ne İsterse Onu Okumasına İzin Verin

Çocuğunuzu ne okuyacağı konusunda karar vermesi için özgür bırakmanız önemlidir. Siz çocuğunuza daha fazla alan açtıkça, o da kitap okumayı sevmeye başlayacaktır. Ayrıca çocuğunuzun ne okuyacağını seçmesine izin vermek, onlara kendi bireysel zevklerini geliştirme fırsatını verir.

Onlarla Ne Okudukları Hakkında Konuşun

Çocuklar bazı şeylere karşı oldukça hevesli olduklarında onlar hakkında saatlerce konuşabilirler. Çocuğunuz ile, çok uzun sürse bile, en sevdiği kitabını veya bugün okulda ne okuduğunu sorular sorarak konuşun. Mutlu olacaklardır.

Çocuklar İçin 10 Kitap

Çocuklarınızın ufkunu geliştirecek ve onlarla okuma alışkanlığı kazandıracak kitap önerilerimizi sizin için derledik.

1. Kumkurdu – Asa Lind : Pegasus Yayınevi

2. Küçük Prens – Antoine de Saint Exupery : Can Çocuk Yayınları

3. Küçük Feministin El Kitabı - Sassa Buregren : Güldünya Yayınları

4. Erik Çekirdeği - Lev Nikolayeviç Tolstoy : Can Yayınları

5. Epiktetos’un Başkaldırısı - Yan Marchand : Metis Yayınları Küçük Filozoflar Dizisi

6. Dünyanın On Dört Günü - Aslı Eti : Kırmızı Kedi Çocuk

7. Beyaz Diş - Jack London : Epsilon Yayınevi Çocuk Klasikleri Dizisi

8. Küçük Findus Kaybolunca - Sven Nordqvist : Dinozor Çocuk Yayınevi

9. Oliver Twist – Charles Dickens : Can Yayınları

10. Küçük Kara Balık - Samed Behrengi : Kırmızı Kedi Çocuk

Evde Bakım Desteği

Devlet evde özel bir bakıma muhtaç olan T.C. Vatandaşlarının kişisel ihtiyaçlarının karşılanması için belirli miktarda bir maaş ödemesi yapıyor. 

Hasta, engelli veya bakıma muhtaç yakını olan ve bakımını üstlenen kişilere verilen evde bakım maaşı için belirlenen bazı şartlar var. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki evde hastası ve ağır engelli raporu olan herkes evde bakım parası almak için başvurabilir. 

Başkasının yardımı ve bakımı olmadan hayatını devam ettiremeyen, tek başına ihtiyaçlarını (beslenme, giyinme, tuvalete gitme vb.) gideremeyen hastalara bakanlar, bakım maaşından faydalanabilir.


Kimler Evde bakım maaşı için başvuruda bulunabilir ? 

Evde bakım ücreti/evde bakıma destek yardımından yararlanabilmek için hastanelerden alınacak 16.12.2010 tarih ve 27787 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan” Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında alınan Engelli Sağlık Kurulu Raporlarında engel oranı % 50 ve üzeri olup ağır engelli EVET- HAYIR bölümünde EVET ibaresi olması gerekmektedir. 

Evde bakıma ihtiyaç duyan kişinin başkasının yardımı ve bakımı olmadan hayatını devam ettiremeyecek düzeyde olması gerekir Yani tuvalet, beslenme ihtiyacını, giyinip-soyunabilme vb.

Evde Bakım Yardımına başvurmak için Engel Oranı Kaç Olması Gerekir? 

Sağlık Bakanlığınca belirlenen yetkili hastanelerden alınacak engelli sağlık kurulu raporunda engel oranı en az %50 ve “Ağır engelli” İbaresi "evet" olarak işaretlenmiş olması gerekmektedir.

Nereye başvurmamız gerekiyor ?

Evde bakım ücreti/evde bakıma destek yardımından faydalanabilmeniz için  Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerine başvuru yapmanız gerekiyor. 

Evde bakım maaşı başvurusu için gerekli belgeler neler ? 

  • Devlet Hastanelerinden alınan ağırlı özürlü olduğunu gösterir özürlü sağlık kurulu raporu veya fotokopisi
  • Nüfus müdürlüğünden engelli ve bakıcı adına adrese dayalı vukuatlı nüfus örneği ve yerleşim yeri belgesi,
  • Engelli'ye ait 2 adet fotoğraf,
  • Engelli kişiye ait kiralık mülk var ise kira kontratları, mülkler boş ise muhtardan mülklerin boş olduğuna dair yazı..
Başvuru Kaç Gün İçerisinde Sonuçlanır?
Belgelerin eksiksiz teslim edilmesi ve İl Müdürlüğü bünyesinde görev alan Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyeti tarafından engellinin hanesinde gerçekleştirilecek inceleme sonucunda İl Müdürlüğü onayı ile başvuru sonuçlandırılır. 

Talebinin olumsuz değerlendirilmesi halinde engelliye veya yasal temsilcisine İl Müdürlüğünce 30 gün içinde yazılı olarak bildirilir.

Maaşlar Hangi Aylarda Yatırılır ? 
Evde bakım yardımı her ay yatırılmakta olup her ayın 15'i ile 31'i arası hesaplara aktarılmaktadır.

Eğer evde bakıma muhtaç kişiye bakacak bir yardımcıya ihtiyacınız varsa Türkiye Geneli binlerce iş arayan Bakiciburada.com' da var. Oturduğunuz İl-İlçe-Semt'e göre bu kişileri incelemek isterseniz link : https://www.bakiciburada.com/yasli-bakicisi-ariyorum

Tek yapmanız gereken buraya tıklayarak ücretsiz olarak kayıt olmanız. 

Telefonla da bizimle iletişime geçebilirsiniz : 0850 303 8551